Logo

Yayınlar

Eğitim İzleme Raporu 2025


Eğitim, modern toplumların inşasında bireysel refahın artırılması, sosyal hareketliliğin sağlanması ve ulusal ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği adına tarihsel açıdan en stratejik araçlarından biri olarak kabul edilir. Bu nedenle eğitim sistemlerinin çıktıları ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki ilişki, toplumlarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’de her yıl milyonlarca gencin mezun olarak işgücü piyasasına katılması, bu ilişkinin niteliğini daha da kritik hale getirmekte ve eğitim ile istihdam arasındaki uyuma yönelik tartışmaları yoğunlaştırmaktadır. Eğitim İzleme Raporu, Türkiye’de eğitim sisteminin mevcut durumunu çok boyutlu bir çerçevede resmi veriler ışığında ele alıyor ve yıllık gelişmeleri izleyerek değerlendiriyor. Bu yıl raporun odağında eğitim-istihdam ilişkisi yer alıyor; eğitim sisteminin çıktıları, işgücü piyasasının talepleri ve bu iki alan arasındaki uyum güncel veriler ve uluslararası karşılaştırmalar ışığında inceleniyor. Rapor; okul öncesinden yükseköğretime, finansmandan eğitim ortamlarına, öğretmenlik mesleğinden eğitimdeki eşitsizliklere uzanan 12 bölümle Türkiye’de eğitimin kapsamlı bir görünümünü sunuyor. Her bölümde mevcut durum analiz ediliyor ve politika önerileri geliştiriliyor. Politika yapıcılar, araştırmacılar, eğitimciler ve eğitim gündemine ilgi duyan herkes için kapsamlı bir referans kaynak olan bu rapor, eğitim alanındaki tartışmalara veri temelli bir zemin kazandırıyor.

Türkiye'de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim Sorunu


Türkiye’de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin 4. sınıftan itibaren okul programlarında yer alması ve ilkokulun ilk üç yılında bu alanda bir dersin bulunmaması, din eğitimine erişim açısından önemli bir sınırlılık oluşturmaktadır. Bu durum, çocukların erken yaşlarda ortaya çıkan dini merak ve sorgulamalarının kurumsal olarak karşılanamamasına yol açmakta; meselenin gerekçeleri ve sonuçlarının çok yönlü biçimde ele alınmasını gerekli kılmaktadır.   Bu analiz raporu, DKAB dersinin ilkokulda başlama düzeyine ilişkin tartışmaları tarihsel, hukuki ve pedagojik çerçevede ele alarak mevcut uygulamayı kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Yapılan değerlendirmeler, söz konusu sınırlılığın açık bir hukuki ya da bilimsel temele dayanmadığını ortaya koyarken; uluslararası uygulamalar ve gelişim psikolojisi bulguları, erken çocukluk döneminde din ve ahlak eğitiminin uygun pedagojik yaklaşımlarla sunulabileceğine işaret etmektedir.   Rapor, mevcut uygulamanın dayandığı varsayımları sorgulayarak çocukların gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları temelinde bütüncül bir değerlendirme sunmaktadır. Bu çerçevede çalışma, ilkokulda din eğitimine erişim sorununu farklı boyutlarıyla ele almakta; hem konunun analitik çerçevesine katkı sağlamakta hem de eğitimciler, politika yapıcılar ve araştırmacılar için uygulanabilir öneriler ortaya koymaktadır.

V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu


“Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen V. İstanbul Eğitim Konferansı, öğretmenliğin değişen rolünü ve öğretmen yetiştirme süreçlerinde yaşanan dönüşümü yeniden düşünmeye davet eden kapsamlı bir tartışma zemini sundu. Konferansta, 21. yüzyılın pedagojik, teknolojik ve toplumsal dinamikleri doğrultusunda öğretmen yetiştirme modellerinin nasıl yeniden yapılandırılması gerektiği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Konferansın öne çıkan vurguları arasında; öğretmenliğin yalnızca bilgi aktaran bir meslek olmaktan çıkarak rehberlik, değer aktarımı ve öğrenme süreçlerini yönlendiren bir uzmanlık alanına dönüşmesi gerektiği yer aldı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni pedagojik yaklaşımların öğretmen eğitimine etkileri, ulusal ve uluslararası deneyimler ışığında değerlendirilirken; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmen yetiştirme süreçlerine sunduğu kavramsal çerçeve de tartışmaların merkezinde yer aldı. V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu, konferans kapsamında yapılan sunum ve tartışmaları akademik literatür, veri analizleri, grafikler ve görsel içeriklerle destekleyerek öğretmen yetiştirme alanına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme ve somut öneriler sunuyor. İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report

Öğretmen Yeterliklerinin İzlenmesi: Sorunlar ve Öneriler


Öğretmenler eğitim sisteminin niteliğini belirleyen temel unsur olsa da, Türkiye’de öğretmen yeterliklerinin sahada düzenli ve bütüncül biçimde izlenmesini sağlayan kurumsal bir mekanizma bulunmamaktadır. Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından yayımlanan “Öğretmen Yeterliklerinin İzlenmesi: Sorunlar ve Öneriler” başlıklı politika notu, bu yapısal boşluğu ele alarak mevcut durumu analiz etmekte ve dijital dönüşüm, kültürel yeterlik, yapay zekâ okuryazarlığı ile çok kaynaklı değerlendirme gibi güncel ihtiyaçlar doğrultusunda sürdürülebilir bir izleme modeline yönelik öneriler sunmaktadır. Prof. Dr. Bayram Özer’in hazırladığı çalışma, Singapur, Japonya ve Hollanda gibi ülkelerdeki örneklerden yararlanarak Türkiye'nin koşullarına uyarlanabilir bir çerçeve ortaya koymaktadır. Öne Çıkan Politika Önerileri   Bu politika notu, öğretmen niteliğini güçlendirmeyi ve eğitimde kaliteyi artırmayı hedefleyen politika yapıcılar, araştırmacılar ve uygulayıcılar için yol gösterici bir kaynak niteliği taşımaktadır. Türkiye’de sürdürülebilir ve veriye dayalı bir öğretmen yeterliği izleme sisteminin kurulması için kapsamlı bir değerlendirme ve çözüm çerçevesi sunmaktadır.

Ortaöğretimde Zorunlu Eğitimin Geleceği: Esneklik, Beceri ve İhtiyaç Odaklı Dönüşüm Çağrısı


İGEDER & İLKE öncülüğünde; İbn Haldun, İstanbul Medeniyet ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitelerinin katkısıyla düzenlenen çalıştayda; 6 masa, 4 tema, 8 soru ile ortaöğretimin geleceği masaya yatırıldı. ✔️ Esnek–modüler modeller: 3+1 / 2+2 / 1+3 gibi seçeneklerle içerik ve niteliği önceleyen yapı ✔️ Mesleki eğitim atağı: MESEM’in yaygınlaşması, sektör iş birlikleri, imaj ve kalite iyileştirme, burs/istihdam teşvikleri ✔️ Öğrenci odaklı yönlendirme: ortaokuldan itibaren güçlü rehberlik; yapay zekâ, dijital okuryazarlık, girişimcilik entegrasyonu ✔️ Eğitim–istihdam uyumu: kontenjan ve programların bölgesel ihtiyaçlara göre planlanması ✔️ Ölçme–değerlendirme dönüşümü: süreç ve beceri temelli değerlendirme; merkezi sınav baskısının azaltılması ✔️ Öğretmen niteliği: güçlü yetiştirme ve hizmet içi eğitim; mesleki saygınlığın artması ✔️ Kapsayıcılık ve erişilebilirlik: dezavantajlı gruplar için eşit fırsatlar ✔️ Milli modele vurgu: uluslararası deneyimlerden beslenen, Türkiye’ye özgü esnek-merkezi dengeli model ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️