Logo

Yayınlar

Aileyi Yeniden Düşünmek: Farklı Disiplinlerden Bakışlar


İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından hazırlanan bu çalışma, aile kurumunu farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alan bir soruşturma dosyasıdır. Dosya, analitik bir araştırma raporu olmanın ötesinde; alanında yetkin uzmanların aileyi nasıl tanımladıklarını, bu kavramın kendi disiplinlerinde hangi anlam katmanlarına karşılık geldiğini ve günümüz Türkiye’sinde ailenin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ortaya koyan değerlendirmeleri bir araya getirerek çoğulcu bir tartışma zemini oluşturmayı amaçlamaktadır. Soruşturma, farklı perspektifleri bir araya getirerek düşünsel bir zenginlik üretmeyi hedeflemektedir.  Aile; sosyolojik, psikolojik, ekonomik, hukuki ve kültürel boyutlarıyla çok katmanlı bir yapıdır. Bu dosya, aile kurumunun karşı karşıya olduğu yapısal zorlukları, demografik eğilimlerde gözlenen değişimleri ve bu değişimlerin farklı disiplinlerce nasıl anlamlandırıldığını disiplinlerarası bir çerçevede tartışmaya açmaktadır. Aynı zamanda, aile kurumunun sürdürülebilirliği ve güçlendirilmesine yönelik farklı alanlardan geliştirilen değerlendirmeleri ve önerileri görünür kılarak mevcut tartışmaları derinleştirmeyi amaçlamaktadır.

STK’lar İçin Dijital Beceriler Atölyesi Etki Raporu


“Kapasite Geliştirme Eğitimleri” (KGE) çatısı altında yürütülen Dijital Beceriler Atölyesi programı kapsamında hazırlanan etki raporu, eğitimin katılımcılar üzerindeki kazanımlarını bilgi, beceri ve tutum değişikliği boyutlarıyla inceleyerek, programın kurumsal kapasiteye sunduğu katma değeri somut verilerle ortaya koymaktadır. Sivil Toplum Akademisi bünyesinde eğitim verimliliğinin ölçümlendiği bu ilk çalışmada; stratejik planlamadan yapay zeka farkındalığına uzanan geniş bir perspektifte, sivil toplumun dijital dönüşüm dinamikleri ve gelişim süreçleri kayıt altına alınmıştır. Bu Raporda Neler Bulacaksınız?   Dijital Beceriler Atölyesi Etki Raporu, sivil toplumun dijitalleşme sürecinde karşılaştığı zorlukları aşmaya yönelik, veriye dayalı ve sürdürülebilir bir çerçeve sunuyor. Rapor dijital yetkinliklerini artırmayı hedefleyen profesyoneller ve kurumlar için mevcut durumu analiz ederken, geleceğe dönük gelişim süreçlerini yapılandıran somut  bir yapı oluşturuyor.

V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu


“Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen V. İstanbul Eğitim Konferansı, öğretmenliğin değişen rolünü ve öğretmen yetiştirme süreçlerinde yaşanan dönüşümü yeniden düşünmeye davet eden kapsamlı bir tartışma zemini sundu. Konferansta, 21. yüzyılın pedagojik, teknolojik ve toplumsal dinamikleri doğrultusunda öğretmen yetiştirme modellerinin nasıl yeniden yapılandırılması gerektiği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Konferansın öne çıkan vurguları arasında; öğretmenliğin yalnızca bilgi aktaran bir meslek olmaktan çıkarak rehberlik, değer aktarımı ve öğrenme süreçlerini yönlendiren bir uzmanlık alanına dönüşmesi gerektiği yer aldı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni pedagojik yaklaşımların öğretmen eğitimine etkileri, ulusal ve uluslararası deneyimler ışığında değerlendirilirken; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmen yetiştirme süreçlerine sunduğu kavramsal çerçeve de tartışmaların merkezinde yer aldı. V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu, konferans kapsamında yapılan sunum ve tartışmaları akademik literatür, veri analizleri, grafikler ve görsel içeriklerle destekleyerek öğretmen yetiştirme alanına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme ve somut öneriler sunuyor. İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report

Ortaöğretimde Zorunlu Eğitimin Geleceği: Esneklik, Beceri ve İhtiyaç Odaklı Dönüşüm Çağrısı


İGEDER & İLKE öncülüğünde; İbn Haldun, İstanbul Medeniyet ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitelerinin katkısıyla düzenlenen çalıştayda; 6 masa, 4 tema, 8 soru ile ortaöğretimin geleceği masaya yatırıldı. ✔️ Esnek–modüler modeller: 3+1 / 2+2 / 1+3 gibi seçeneklerle içerik ve niteliği önceleyen yapı ✔️ Mesleki eğitim atağı: MESEM’in yaygınlaşması, sektör iş birlikleri, imaj ve kalite iyileştirme, burs/istihdam teşvikleri ✔️ Öğrenci odaklı yönlendirme: ortaokuldan itibaren güçlü rehberlik; yapay zekâ, dijital okuryazarlık, girişimcilik entegrasyonu ✔️ Eğitim–istihdam uyumu: kontenjan ve programların bölgesel ihtiyaçlara göre planlanması ✔️ Ölçme–değerlendirme dönüşümü: süreç ve beceri temelli değerlendirme; merkezi sınav baskısının azaltılması ✔️ Öğretmen niteliği: güçlü yetiştirme ve hizmet içi eğitim; mesleki saygınlığın artması ✔️ Kapsayıcılık ve erişilebilirlik: dezavantajlı gruplar için eşit fırsatlar ✔️ Milli modele vurgu: uluslararası deneyimlerden beslenen, Türkiye’ye özgü esnek-merkezi dengeli model ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️

Zorunlu Eğitimde Yabancı Dil Öğretimi Çalıştayı Sonuç Raporu


Yabancı dil eğitimi, bireylerin günümüz dünyasında kültürlerarası diyalog kurabilmeleri, uluslararası düzeyde etkili iletişim becerileri kazanabilmeleri ve dil yetkinliklerini geliştirebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak Türkiye'deki zorunlu eğitimde uygulanan yabancı dil öğretim yöntemleri, genellikle etkili eğitim yaklaşımlarından uzak kalmakta; bu da öğrencilerin dil öğrenme süreçlerinde çeşitli zorluklara yol açmaktadır. Müfredatın yeterliliği, öğretmenlerin mesleki donanımı, ölçme-değerlendirme uygulamalarındaki sınırlılıklar ve dijital araçların sınıf içi kullanımındaki eksiklikler, dil öğreniminin verimliliğini etkileyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Bu rapor, "Zorunlu Eğitimde Yabancı Dil Öğretimi" çalıştayında bir araya gelen eğitimciler ve akademisyenlerin sahadaki gözlemleri ve uzman görüşleri ışığında, yabancı dil öğretiminde karşılaşılan sorunları ele almakta ve bu engelleri aşmak için önerilen çözüm yollarını sunmaktadır. Bu çalışma, eğitim politikalarının ve öğretim yöntemlerinin güncellenmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. Yaşa uygun hedeflerin belirlenmesi, sosyal bağlamların güçlendirilmesi, esnek ve modüler içerik tasarımı ile isteğe bağlı yoğunlaştırılmış yabancı dil programları gibi öneriler sunarak, yabancı dil öğretiminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.