2021 Yılında Türkiye'de İslam İktisadının Güncel Durumu

Giriş

Son iki yılda tüm finansal piyasalarda olduğu gibi İslam iktisadı alanındaki çalışmalar da COVID-19’un etkisi altında faaliyetlerini sürdürmüştür. Salgının ilk ortaya çıktığı zamanlardaki şoku üzerinden atan piyasalar salgın koşullarına hızla uyum sağlayarak gelişimine devam etmiştir. Finansal piyasalarda yer alan İslam iktisadındaki çalışmalar da bu minvalde devam etmiş ve finansal piyasa- lara ek olarak finans dışında da gelişmeler görülmüştür. Raporun bu bölümünde 2021 yılında İslam iktisadı ekosistemini oluşturan finans ve finans dışındaki gelişmeler ele alınmıştır.

İlgili bu bölüm 2021 yılında İslam iktisadı ekosisteminde yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği bir araştırma özelliği taşımaktadır. Bölüm içeriğinde katılım bankacılığı, katılım sigortacılığı, katılım endeksleri, faizsiz bireysel emeklilik fonları, katılım portföy fonları, kira sertifikaları (sukuk), tasarrufa dayalı finansman ve bankacılık dışı finans kurumlarındaki gelişmeler ele alınarak değerlendirilmiştir.

Bu bölümün temel amacı İslam iktisadı alanında 2021 yılı içerisinde finansal piyasalardaki büyüme performansları ve finansal getiriler ile finans dışındaki gelişmeler hakkında ilgililere genel bilgiler vermektir.

Faizsiz Finans

Dünya’da İslami bankacılık, Türkiye’de ise katılım bankacılığı olarak bilinen bankalar İslami finans ekosisteminin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Katılım bankalarının İslami finans ekosistemindeki payı %70 civarlarında olup en önemli finansal aktörlerin başında gelmektedirler. Türkiye’de 2021 yılı itibariyle 6 katılım ban- kası faaliyetlerini yürütürken kurumsal yapı içerisinde katılım sigorta şirketleri, katılım portföy fon yönetim şirketleri, faizsiz bireysel emeklilik şirketleri ve tasarruf finansman şirketleri ekosistemde faaliyet göstermektedirler. Şirketlerin yanı sıra katılım endeksleri, kira sertifikaları, katılım fonları ve faizsiz bireysel emeklilik fonları ise faizsiz finansal enstrümanlar olarak sektörde yer almaktadır. Finansal piyasalar dışında İslam iktisadı sa- hasına destek sağlayan eğitim ve araştırma kuruluşları da önemli aktörlerdendir. Tüm bu bilgiler çerçevesinde 2021 yılında İslam iktisadı alanındaki gelişmeler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

Katılım Bankacılığı

Türk bankacılık sektörü 5411 sayılı bankacılık kanununa göre mevduat, katılım ve kalkınma/yatırım bankaları şeklinde sınıflandırılmaktadır. Dünyada 1960’lı yıllara dayanan katılım bankacılığı serüveni Türkiye’de 1985 yılında Albaraka Türk ile başlamıştır. 1989 yılında Kuveyt Türk, 2005 yılında Türkiye Finans’ın kuruluşunun akabinde kamu katılım bankaları sektörde yerini almaya başlamıştır. 2015 yılında Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım, 2019 yılında da Emlak Katılım ilk defa kamu otoritesi tarafından katılım bankacılığı yapmak için kurulmuştur. 2020 yılında Golden Global Yatırım Bankası yatırım bankacılığı alanında faizsizlik prensiplerine göre faaliyet gösteren ilk banka olmuştur. Halihazırda Türk bankacılık sektöründe 32 mevduat, 15 kalkınma ve yatırım ile 6 katılım bankası faaliyetlerini sürdürmektedir.



 

2021 yılında katılım bankaları her sene olduğu gibi büyüme performanslarını sürdürmüş olup güncel veriler Tablo 5’te yer almaktadır. Son yıllarda sektörün dinamolarından olan Kuveyt Türk 2021 yılında da aktif büyüklük ve diğer finansal veriler açısından en büyük katılım bankası olarak yer almaktadır. Kuveyt Türk’ün aktif büyüklüğü 254 milyar TL ve topladığı fonlar 212 milyar TL’dir. Kuveyt Türk’ü 115 milyar TL aktif büyüklük ile Tür- kiye Finans takip etmektedir. Diğer katılım bankalarının 2021 temel göstergeleri Tablo 5’te yer almaktadır.

Tablo 6’da 2020/2021 yılının kıyaslandığı katılım bankaları ve bankacılık sektörü verileri yer almaktadır. Katılım bankalarının toplam aktif büyüklüğü geçen yıla göre %64 büyü- me kaydederek 717 milyar TL’ye ulaşmış ve sektörden %7,8 pay almıştır. Toplanan fonlar 556 milyar TL’ye çıkarak bankacılık sektöründen %10,5 pay almıştır. Yine bankacılık sektörünün önemli göstergelerinden olan öz kaynaklarını katılım bankaları 2020 yılına göre %31 arttırarak 36 milyar TL’ye çıkartmış- tır. Şube sayısı ve personel sayısında sektör- de düşüş yaşanırken katılım bankaları şube sayısında %4,5 ve personel sayısında %1,8 artışa gitmiştir. Tablo 6’da görüleceği üzere katılım bankalarının birçok finansal göstergesi bankacılık sektörüne göre çok daha hızlı bir büyüme yakalamıştır.

Katılım Sigortacılığı

Sigortacılık kavramı insanoğlunun fıtratında var olan kendini güvene alma hissiyatından ortaya çıkmıştır. Sigortacılık sayesinde insanlar ve işletmeler olası risklere karşı ekonomik kayıplarını minimize etmektedirler. Konvansiyonel sigortacılığın aksine katılım sigortacılığı, sigortacılık sistemini İslami prensiplere göre yürütmektedir. Katılım sigortacılığına göre sigortacılık risk paylaşımını esas alarak, yardımlaşma ve dayanışmayı ön planda tut- maktadır (Billah, 2019, s. 3). Katılım sigortacılığının dünyadaki ilk uygulamaları 1979 yılında Sudan’da ortaya çıkmıştır (Ayub, 2007, s. 428). Türkiye’de ise 2009 yılında Neova sigorta şirketi ile ilk defa katılım sigortacılığı faaliyetine başlanmıştır.

Şekil 36’da 2010-2021 yılları arasında sektörde ve katılım sigortacılığı alanında faaliyet gösteren şirket sayıları yer almaktadır. Sektörde faaliyet gösteren şirket sayılarında son on yılda fazla bir hareketlilik olmazken katılım sigortacılığı alanında faaliyet gösteren şirket sayılarında 2015 yılından itibaren hızlı bir artış yaşanmıştır. Şekil 36’da katılım sigorta şirketleri ile sektördeki şirket sayılarının gelişimleri yer almaktadır.

Katılım sigortacılığı 2021 yılında 5,4 milyar TL prim üretimi sağlarken Neova sigorta şir- keti katılım sigorta sektörünün %48’ini, Bereket sigorta şirketi ise %38’ini oluşturmuştur.

Özellikle 2017 yılında yayınlanan katılım sigortacılığı yönetmeliğiyle birlikte sektördeki büyüme ivmesi hızlanmıştır. 19 Aralık 2020 tarihinde yönetmelik güncellenmiş olup 2017 yılındaki yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Son yönetmelikle birlikte kamu otoritesi, katılım sigortacılığı sektörünün daha çok gelişmesi hususunda önemli yasal adımlar atmıştır (Resmî Gazete, 2020). Katılım sigortacılığı alanında faaliyet gösteren şirketler, uyguladıkları modeller ve ortaklık yapısı Tablo 7’te yer almaktadır:

Tablo 8’de 2010-2021 yılları arasında katılım sigortacılığı ve sigortacılık sektörü prim üre- timleri yer almaktadır. 2010 yılından itibaren minimum %24 büyüme performansı gösteren katılım sigortacılığının aksine, sektörde bu büyüme hacmi minimum %7’dir. Yine katı- lım sigorta sektörü 2013 ve 2016 tarihlerinde %96’lık yüksek bir büyüme performansı sergilerken sektördeki en yüksek büyüme hacmi 2016 yılında %30’da kalmıştır. 2010 yılında 61 milyon TL’lik prim üreten katılım sigorta şirketleri 2021 yılında 5,4 milyar TL’lik hacme ulaşmışlardır.

 


Sektör ise 2010 yılında 14 milyar TL’lik prim hacmini 105 milyar TL’ye çıkartmış- tır. Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2021 yılında da katılım sigortacılığı sigortacılık sektörünün yaklaşık %5’ini oluşturmaktadır.

Tablo 8’de 2010-2021 yıllarına ait katılım sigortacılığı ve sigortacılık sektörünün prim üretimleri ve önceki yıla göre büyüme oranları yer almaktadır. 

Katılım Endeksi

Katılım endeksleri Türkiye’de ilk defa 2011 yılında oluşturularak yatırımcıların hizmetine sunulmuştur. Dünya’da ise İslami endeksler şeklinde isimlendirilen bu enstrümanlar, Faizsiz Finans Kuruluşları Muhasebe ve Denetleme Kurumu (AAOIFI)’nun 27. Faizsiz Finans Standardı ile kabul edilmiştir. Bu standartta İslami endekslerin tanımı, mahiyeti, işlevi ve diğer tüm hususlar des. 687-703). 

Türkiye’de 2011 yılında katılım 30 ve katılım 50 endeksi oluşturulmuştur. Katılım endekslerine gelen yoğun ilgi nedeniyle Borsa İstanbul yeni katılım endeksleri oluşturmuştur. Borsa İstanbul 01.10.2021 tarihinden itibaren BIST Katılım 30, BIST Katılım 50, BIST Katılım 100, BIST Katılım Tüm Endeksler ve BIST Sürdürülebilirlik Katılım endekslerini oluşturmuştur (BIST, 2021). Katılım endeksinde yer alacak firmalar için ise belirli kriterler getirilmiştir. Bu kriterler; şirketlerin kullanmış oldukları faizli kredilerinin oranının ortalama piyasa değeri ve toplam varlıklarının %33’ünü geçmemesi, faiz gelirlerinin ortalama piyasa değeri ve toplam varlıklarının %33’ünü geçmemesi, helal olmayan ticari faaliyetlerinden elde edilen gelirin toplam gelirin içindeki payının %5’i geçmemesi ve son olarak İslam hukukuna uygun ticari faaliyetlerini sürdürmelerini kapsar (BIST, 2021).

Katılım 30 ve katılım 50 endekslerinin 2015- 2021 yılları arasındaki performansları Şekil 37 ve Şekil 38’te yer almaktadır. Şekil 37’de 2015 tarihinde 732 değere sahip olan katılım 30 endeksi 2021 tarihinde 2.969 değerine çıkmıştır. 2015-2021 yılları arasında 2018 yılında düşüş yaşanırken salgın döneminde çok hızlı bir yükselişin yaşandığı görülmüştür. 2021 yılında ise endeks tüm zamanların en yüksek değerine ulaşmıştır.


Şekil 38’de katılım 50 endeks verileri yer almaktadır. 2015 tarihinde 735 değere sahip olan endeks 2021 yılında 3.136 değerine ulaşmıştır. Katılım 30 endeksinde olduğu gibi salgın döneminde katılım 50 endeksinde de yükseliş yaşanmıştır. 2021 yılında ise tüm zamanların en yüksek değerine ulaşmıştır.

Faizsiz Bireysel Emeklilik Fonları

Faizsiz bireysel emeklilik fonları ilk defa 2009 yılında Hazine Müsteşarlığı tarafından kurulan fonlardır. 2009 yılından önce bireysel emeklilik fonları içerisinde faizli enstrümanlar yer aldığı için faiz hassasiyeti taşıyan kişiler tarafından pek tercih edilen bir sistem değildi. 2009 yılından itibaren faizsiz bireysel emeklilik fonların tanıtımıyla birlikte sisteme rağbet artmıştır. 2009 yılında bir fon ile ku- rulan faizsiz bireysel emeklilik fonları 2021 yılında 7 finansal enstrüman ile yatırımcılara tercih imkânı sağlamaktadır.

Şekil 39’da 2019-2021 yılları arasında devlet katkısı hariç olmak üzere faizsiz bireysel emeklilik fonları getirileri yer almaktadır. 2021 yılında faizsiz bireysel emeklilik fonlarından devlet katkısı hariç olmak üzere en yüksek getiriyi %58 ile “Altın-Katılım” fonları sağlamıştır. Bu fonu %27 oran ile “Değişken 

 


Katılım-Agresif”fonları sağlamıştır. Değişken Katılım-Atak/Dinamik/Büyüme fonları %23, Standart katılım BES fonları %20, Standart Katılım OKS fonları %19, Başlangıç Katılım Fonları ve Katkı katılım fonları %18 getiri sağlamıştır.

Katılım Portföy Fonları

Portföy yönetim şirketleri, faaliyet konularına uygun bir şekilde fonların kurulması ve yönetilmesini sağlamaktadır. Portföy yönetim şirketlerinin, faizsiz finans ilkelerine uygun bir şekilde kurup yönettikleri fonlar ise katılım fonlardır. Katılım fonları, faizsizlik ilkeleri gereği oluşturulmakta ve yatırımcıların hizmetine sunulmaktadır.

Türkiye’de birçok portföy yönetim şirketi tarafından yönetilen katılım fonları bulun- maktadır. Şekil 40’ta 2021 yılında %30 üzeri getiri sağlayan katılım fonları yer almaktadır. 2021 yılında Qinvest Portföy Birinci Katılım Serbest (Döviz) Fonu yatırımcılara %77 faizsiz getiri sağlayan en yüksek fon olmuştur. Kt Portföy Dördüncü Katılım Serbest (Döviz) fonu %76 ve Qinvest Portföy Kira Sertifikası Katılım (Döviz) fonu %75 faizsiz getiri sağlayan fonlar olmuştur. Şekil 40’ta diğer fonların getirileri yer almaktadır.

 

 Kira Sertifikaları (Sukuk)

Ticari bir varlığın menkul kıymetleştirilerek satılmasına sukuk denilmektedir (Aktepe, 2017, s. 210). Sukuklar dünyada ilk defa 1990'ların sonunda piyasaya sürülmüştür. Piyasada iyi bir likiditeye sahip olan bu enstrümanlar, İslam fıkhına uygun orta ve uzun vadeli borç benzeri araçlara olan ihtiyaçların karşılanmasını sağlamıştır. Sukukların tahvillerden en büyük farkı hiçbir şekilde faiz içermemeleridir (Shanmugam ve Zahari, 2009, s. 47).

Şekil 41’de 2015-2021 yılları arasında katılım bankalarının sukuk ihraçları yer almaktadır. 2015 yılında 2,5 milyar TL hacme sahip olan sukuk ihraçları her yıl artarak yatırımcılara sunulmuştur. Salgın döneminde sukuk ihraç rakamlarındaki artışlar sürmüştür. 2021 yılında da önceki yıla göre %79’luk bir artış yaşanarak 96 milyar TL’lik bir sukuk ihracı ile en yüksek sukuk ihraç hacmine ulaşılmıştır.

Tasarrufa Dayalı Finansman

Tasarrufa dayalı finansman, bireylerin ya da işletmelerin dayanışma ve iş birliği içerisinde ihtiyaç duyulan finansmana ulaşmak için belirlenen para miktarının toplanmasına dayanan bir sistemdir. Bu sistem Türkiye’de otuz yıla yakındır uygulanmakta olup ekonomiye önemli katkılar sağlamaktadır.1991 yılında Eminevim şirketi ile başlayan süreç, 1992 yılında Fuzulev, 2016’da Birevim ve 2017’de Hedefevim’in kurulması ile hız kazanmıştır. 2021 yılında hızlı büyüyen sektöre yönelik yeni bir yasal mevzuat oluşturularak sektörde faaliyet gösteren şirketler Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) denetimine tabi tutulmuştur.

Şekil 42’de şirketlerin 2021 yılındaki şube sayıları yer almaktadır. Eminevim önceki yıllarda olduğu gibi 122 şube ile sektörün en büyüğü olurken 108 şube ile Fuzulev, 102 şube ile Birevim, 62 şube ile Katılımevim yer almaktadır. Bu şirketleri 30 şube ile Sinpaş Yapı, 12 şube ile Meskenfinans ve 1 şube ile İmece yatırım takip etmektedir. Şirketler ve şube sayıları Şekil 42’de yer almaktadır.

Eğitim, Araştırma Faaliyetleri ve Diğer Önemli Gelişmeler

Türkiye’de İslam iktisadı alanında 2020 yılında temelleri atılan kurumlar, dergiler ve yüksek lisans programlarıyla 2021 yılında kurum- sallaşma sürecinin hızlı bir şekilde iyileştiği gözlemlenmiştir. Yeni kurulan dergilere araş- tırmacıların makale gönderimi, yüksek lisans programlarına öğrencilerin başvuru sayıları ve bu programlarda okuyan öğrencilerin tez bitirme sayılarındaki artış dikkat çekicidir. Ayrıca 2021 yılında ilk defa İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin destek ve himayesinde “Aylık Faizsiz Finansal Araçlar Performans Bülteni” her ay ekonomi dergisi Z Raporu’nda yayınlanmaya başlamıştır. Aşağıdaki grafikte lisans, yüksek lisans, doktora, enstitü, uygu- lama ve araştırma merkezleri, özel araştırma merkezleri ile dergi sayıları yer almaktadır.


Genel Değerlendirme

2020 yılından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını finansal piyasaları ilk yıl olumsuz bir şekilde etkilemiş ve akabinde piyasalar yavaş yavaş bu olumsuzluğa reaksiyon göstererek en az hasar ile süreci atlatmaya çalışmıştır. COVID-19, 2020 yılında her ne kadar olumsuz bir etki bırakmış olsa da 2021 yılında sektör büyüme ivmesini tekrar yakalamıştır. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda İslam iktisadı alanında olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Bankacılık ala- nında sektöre göre katılım bankaları çok daha hızlı büyürken diğer alanlarda da önemli pozitif etkilerin olduğu görülmüştür. Katılım sigortacılığı büyüme- sini sürdürmüş, katılım endeksleri, faizsiz bireysel emeklilik fonları ve katılım portföy fonları yatırımcılara önemli getiriler sağlamıştır.

2020 yılındaki dijitalleşme, yönetmeliklerin oluşturulması, merkez bankası ve cumhurbaşkanlığı finans ofisinde katılım bankacılığı alanında müdürlüklerin ve daire başkanlıkların kurulması, üniversitelerde yüksek lisans ve araştırma merkezlerinin kurulması, 2021 yılında bu sistemlerin kurumsallaşması ile devam etmiştir.

2020 yılında yaşanan önemli gelişmelere tanık olan İslam iktisadı ekosistemi 2021 yılında bu gelişmelerin olgunlaşmaya başladığı bir dönem olarak göze çarpmaktadır. Bu gelişmeler ışığında İslam iktisadı alanında 2022 yılında, COVID-19 salgınının etkisinin de azalmasıyla birlikte çalışmaların hızlı bir şekilde artarak devam edeceği tahmin edilmektedir.