Logo

Yayınlar

Kentsel Hava Kalitesini İyileştirme: Mevcut Durum ve Politika Önerileri


Düzenli olarak hava kalitesi ölçümlerinin yapılarak mevcut durumun tespit edilmesi, kirletici kaynakların tespit edilerek kirliliğin kaynağında azaltıma ilişkin faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve temiz hava eylem planlarının hazırlanarak uygulanması büyük önem taşımaktadır. Hava kirliliğini azaltmak üzere yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması, ısınma ve endüstriyel amaçlı kullanılan yakıtların denetlenmesi, trafikte seyreden motorlu kara taşıtlarının egzoz gazı emisyonlarının kontrol edilmesi, enerji tasarrufunu sağlamak üzere binaların ısı izolasyonlarının yapılması ve yeşil alanların arttırılması gibi önleyici faaliyetlerin yanı sıra kirliliğin yoğun olduğu günlerde yaşlı, hasta ve çocukların dışarıya çıkmamasına yönelik halkın bilgilendirmesi gibi hususlar da hassas grupların hava kirliliğinden etkilenmesini önlemek üzere koruyucu önlemler olarak değerlendirilmektedir. Düzenli olarak hava kalitesi ölçümlerinin yapılarak mevcut durumun tespit edilmesi, kirletici kaynakların tespit edilerek kirliliğin kaynağında azaltıma ilişkin faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve temiz hava eylem planlarının hazırlanarak uygulanması büyük önem taşımaktadır. Hava kirliliğini azaltmak üzere yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması, ısınma ve endüstriyel amaçlı kullanılan yakıtların denetlenmesi, trafikte seyreden motorlu kara taşıtlarının egzoz gazı emisyonlarının kontrol edilmesi, enerji tasarrufunu sağlamak üzere binaların ısı izolasyonlarının yapılması ve yeşil alanların arttırılması gibi önleyici faaliyetlerin yanı sıra kirliliğin yoğun olduğu günlerde yaşlı, hasta ve çocukların dışarıya çıkmamasına yönelik halkın bilgilendirmesi gibi hususlar da hassas grupların hava kirliliğinden etkilenmesini önlemek üzere koruyucu önlemler olarak değerlendirilmektedir.

Ebeveyni Cezaevinde Olan Çocukların Eğitimi


İLKE Vakfı olarak Türkiye’de eğitim alanının güçlenmesini sağlayacak çalışmalar yaparak bütün dünyada eğitimde fırsat eşitliğinin ve adaletin sağlanmasına katkı sunacak bir birikim oluşturmak üzere kurduğumuz Eğitim Politikaları ve Araştırma Merkezi (EPAM) yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! Orhan Kahya, “Ebeveyni Cezaevinde Olan Çocukların Eğitimi” başlıklı politika notunu, İLKE Vakfı için kaleme aldı.   Politika Notunda Ebeveyni cezaevinde olan çocuklar eğitim sistemlerindeki dezavantajlı gruplardan biri olarak ele alınmış; bu çocukların birtakım yan etkilere maruz kaldıkları ve okul terki, devamsızlık, etiketlenme, ekonomik güçlükler gibi sorunlar yaşadıklarına değinilmiştir. Bununla birlikte ebeveyni cezaevinde olan çocukların, diğer akranlarına göre birçok konuda dezavantajlı konumda olmalarına rağmen dezavantajlı gruplara yönelik politikalarda da görmezden gelindiği vurgulanmıştır.    EPAM olarak ebeveyni cezaevinde olan çocukları ele aldığımız bu çalışmada, ebeveyni cezaevinde olan çocukların yaşadıkları sorunları ortaya koymaya ve bu çocukların eğitim ortamlarında ve toplumsal hayattaki dezavantajlı konumlarını iyileştirmeye yönelik politika önerileri sunmaktayız.  İLKE Vakfı olarak Türkiye’de eğitim alanının güçlenmesini sağlayacak çalışmalar yaparak bütün dünyada eğitimde fırsat eşitliğinin ve adaletin sağlanmasına katkı sunacak bir birikim oluşturmak üzere kurduğumuz Eğitim Politikaları ve Araştırma Merkezi (EPAM) yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! Orhan Kahya, “Ebeveyni Cezaevinde Olan Çocukların Eğitimi” başlıklı politika notunu, İLKE Vakfı için kaleme aldı. Politika Notunda Ebeveyni cezaevinde olan çocuklar eğitim sistemlerindeki dezavantajlı gruplardan biri olarak ele alınmış; bu çocukların birtakım yan etkilere maruz kaldıkları ve okul terki, devamsızlık, etiketlenme, ekonomik güçlükler gibi sorunlar yaşadıklarına değinilmiştir. Bununla birlikte ebeveyni cezaevinde olan çocukların, diğer akranlarına göre birçok konuda dezavantajlı konumda olmalarına rağmen dezavantajlı gruplara yönelik politikalarda da görmezden gelindiği vurgulanmıştır.  EPAM olarak ebeveyni cezaevinde olan çocukları ele aldığımız bu çalışmada, ebeveyni cezaevinde olan çocukların yaşadıkları sorunları ortaya koymaya ve bu çocukların eğitim ortamlarında ve toplumsal hayattaki dezavantajlı konumlarını iyileştirmeye yönelik politika önerileri sunmaktayız. 

Türkiye’nin Verimlilik Düzeyi Nasıl Yükseltilebilir? Vasat İnsan Tuzağından Kurtulmak


İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Metin Toprak ve Mahmut Demirkıran, “Türkiye’nin Verimlilik Düzeyi Nasıl Yükseltilebilir?Vasat İnsan Tuzağından Kurtulmak” başlıklı politika notunu, İLKE Vakfı için kaleme aldı.​ Politika notunda Türkiye’nin işgücü verimlilik düzeyi; çalışma saatleri, kişi başına düşen refah, sermaye yoğunluğu, üniversite düzeyinde okullaşma ve kişi başına düşen GSYH verilerine dayanarak analiz edildi. Sonuçta verimlilik düzeyini arttırmak ve insan kaynağına nitelik kazandırmak için yeni mekanizmalara ve stratejilere ihtiyaç olduğu vurgulandı.Eğitimde beceri ve yetkinlik temelli modelin esas alınması, dijitalleşmeye bağlı olarak yeni üretim ve iş modellerinin ön plana çıkarılması ve meritokratik sistem tasarımı üst başlıklarından oluşan önerilere yer verildi. Siyasi sistem tasarımı ve özgürlükler, insan kaynağının sahip olması gereken yeni nesil beceri ve yetkinlikler, yeni üretim ve iş modellerindeki sermaye ve teknoloji yoğunluğu ve dijitalleşmenin ivmelendirdiği toplum 5.0 ve endüstri 4.0 tartışma­ları, Birleşmiş Milletler’in giderek daha fazla öne çıkardığı sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hükümetlerin, şirketlerin, eğitim kurumlarının ve sivil top­lum kuruluşlarının öncelikleri arasına girmesi gerektiğinin altı çizildi.

Türkiye’de Ev Sahipliği ve Kiracılığın Değişen Yapısı


İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) sağlıkta özelleşme, yeşil ekonomi, genç işsizlik, Üniversitelerde AR-GE, arabuluculuk ve uzlaştırma ve nitelikli göçmen iş gücü konularında yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! Gebze Teknik Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Ziya Paköz,  “Türkiye’de Ev Sahipliği ve Kiracılığın Değişen Yapısı” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda; küresel konut piyasasındaki ve Türkiye’deki eğilimlerin benzer istikamette olduğu, kiracıların motivasyonunun ve buna bağlı olarak ihtiyaç ve sorunlarının farklılaştığı, Türkiye’de ailelerin %6’sına tekabül eden yaklaşık 1,5 milyon ailenin hem yoksulluk sınırının altında hem de ikamet ettiği evde kiracı konumunda yaşadığı, kentsel dönüşümün kiracıları ve hassas kesimleri çoğunlukla olumsuz etkilediği gibi bulgulara ulaşıldı.  Politika notunda, konut politikalarının odağında hem yoksul hem kiracı olan 1,5 milyon aile yer alması gerektiği vurgulandı. Destekleme ve düzenlemeye ilişkin acil müdahale ve eylemler, kiralanabilir konut stokunu artırmaya yönelik kısa vadeli çözümler ve stratejiler, hassas kesimleri ev sahibi yapma ve konut arzının yapısını değiştirme gibi orta ve uzun vadeli politikalar gibi başlıklar politika notunda önerilerin genel çerçevesini oluşturdu. İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) sağlıkta özelleşme, yeşil ekonomi, genç işsizlik, Üniversitelerde AR-GE, arabuluculuk ve uzlaştırma ve nitelikli göçmen iş gücü konularında yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! Gebze Teknik Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Ziya Paköz,  “Türkiye’de Ev Sahipliği ve Kiracılığın Değişen Yapısı” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda; küresel konut piyasasındaki ve Türkiye’deki eğilimlerin benzer istikamette olduğu, kiracıların motivasyonunun ve buna bağlı olarak ihtiyaç ve sorunlarının farklılaştığı, Türkiye’de ailelerin %6’sına tekabül eden yaklaşık 1,5 milyon ailenin hem yoksulluk sınırının altında hem de ikamet ettiği evde kiracı konumunda yaşadığı, kentsel dönüşümün kiracıları ve hassas kesimleri çoğunlukla olumsuz etkilediği gibi bulgulara ulaşıldı.  Gebze Teknik Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Ziya Paköz,  “Türkiye’de Ev Sahipliği ve Kiracılığın Değişen Yapısı” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda;  küresel konut piyasasındaki ve Türkiye’deki eğilimlerin benzer istikamette olduğu, kiracıların motivasyonunun ve buna bağlı olarak ihtiyaç ve sorunlarının farklılaştığı, Türkiye’de ailelerin %6’sına tekabül eden yaklaşık 1,5 milyon ailenin hem yoksulluk sınırının altında hem de ikamet ettiği evde kiracı konumunda yaşadığı, kentsel dönüşümün kiracıları ve hassas kesimleri çoğunlukla olumsuz etkilediği gibi bulgulara ulaşıldı.  Politika notunda, konut politikalarının odağında hem yoksul hem kiracı olan 1,5 milyon aile yer alması gerektiği vurgulandı. Destekleme ve düzenlemeye ilişkin acil müdahale ve eylemler, kiralanabilir konut stokunu artırmaya yönelik kısa vadeli çözümler ve stratejiler, hassas kesimleri ev sahibi yapma ve konut arzının yapısını değiştirme gibi orta ve uzun vadeli politikalar gibi başlıklar politika notunda önerilerin genel çerçevesini oluşturdu.

Türkiye’de Göçmenlerin Entegrasyonu: Mevcut Durum ve Öneriler


İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) sağlıkta özelleşme, yeşil ekonomi, genç işsizlik, Üniversitelerde AR-GE, arabuluculuk ve uzlaştırma, nitelikli göçmen iş gücü, ev sahipliği ve kiracılık konularında yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi!  Dr. Betül Ok Şehitoğlu,  “Türkiye’de Göçmenlerin Entegrasyonu: Mevcut Durum ve Öneriler” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda; göçmenlerin barınma, sağlık, eğitim ve vatandaşlığa erişim alanlarındaki sorunlar tespit edildi ve uyum süreçlerinin iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve güncellenmesi için politika önerileri ortaya konuldu.  Politika notunda, entegrasyonun çok boyutlu olduğunun ve göçün değişen ve dönüşen dinamik yapısı içerisinde sürekli güncellenmesi gerektiğinin altı çizildi. Göçmenlere yönelik barınma imkânlarının iyileştirilmesi, güvenliklerinin sağlanması, çocukların eğitime katılımı, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve istihdam politikası geliştirilmesi gibi alanlarda politika önerilerine yer verildi. İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) sağlıkta özelleşme, yeşil ekonomi, genç işsizlik, Üniversitelerde AR-GE, arabuluculuk ve uzlaştırma, nitelikli göçmen iş gücü, ev sahipliği ve kiracılık konularında yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi!  Dr. Betül Ok Şehitoğlu,  “Türkiye’de Göçmenlerin Entegrasyonu: Mevcut Durum ve Öneriler” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda; göçmenlerin barınma, sağlık, eğitim ve vatandaşlığa erişim alanlarındaki sorunlar tespit edildi ve uyum süreçlerinin iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve güncellenmesi için politika önerileri ortaya konuldu.  Dr. Betül Ok Şehitoğlu,  “ ” başlıklı politika notunu, TODAM için kaleme aldı. Politika notunda;  Politika notunda, entegrasyonun çok boyutlu olduğunun ve göçün değişen ve dönüşen dinamik yapısı içerisinde sürekli güncellenmesi gerektiğinin altı çizildi. Göçmenlere yönelik barınma imkânlarının iyileştirilmesi, güvenliklerinin sağlanması, çocukların eğitime katılımı, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve istihdam politikası geliştirilmesi gibi alanlarda politika önerilerine yer verildi. Politika notunda,