Logo

Yayınlar

Türkiye’de Göçmenlerin Eğitimi: Mevcut Durum ve Çözüm Önerileri


İLKE Derneği Politika Notları serisinin üçüncüsü yayımlandı. İpek Coşkun ve Müberra Nur Emin’in kaleme aldığı “Türkiye’de Göçmenlerin Eğitimi: Mevcut Durum ve Çözüm Önerileri” konulu politika notunda Suriyeli göçmenlerin eğitime erişimi, süreçte yaşanan sıkıntılar ve bu sıkıntıları aşmada kullanılacak çözüm önerilerine değinildi. Dikkate değer öneriler sunan metin, uygulamaya dönük politikalar için önem arz ediyor. İLKE Derneği Politika Notları serisinin üçüncüsü yayımlandı. İpek Coşkun ve Müberra Nur Emin’in kaleme aldığı “Türkiye’de Göçmenlerin Eğitimi: Mevcut Durum ve Çözüm Önerileri” konulu politika notunda Suriyeli göçmenlerin eğitime erişimi, süreçte yaşanan sıkıntılar ve bu sıkıntıları aşmada kullanılacak çözüm önerilerine değinildi. Dikkate değer öneriler sunan metin, uygulamaya dönük politikalar için önem arz ediyor. İLKE Derneği Politika Notları serisinin üçüncüsü yayımlandı. İpek Coşkun ve Müberra Nur Emin’in kaleme aldığı “Türkiye’de Göçmenlerin Eğitimi: Mevcut Durum ve Çözüm Önerileri” konulu politika notunda Suriyeli göçmenlerin eğitime erişimi, süreçte yaşanan sıkıntılar ve bu sıkıntıları aşmada kullanılacak çözüm önerilerine değinildi. Dikkate değer öneriler sunan metin, uygulamaya dönük politikalar için önem arz ediyor. İLKE Derneği Politika Notları serisinin üçüncüsü yayımlandı. İpek Coşkun ve Müberra Nur Emin’in kaleme aldığı “Türkiye’de Göçmenlerin Eğitimi: Mevcut Durum ve Çözüm Önerileri” konulu politika notunda Suriyeli göçmenlerin eğitime erişimi, süreçte yaşanan sıkıntılar ve bu sıkıntıları aşmada kullanılacak çözüm önerilerine değinildi. Dikkate değer öneriler sunan metin, uygulamaya dönük politikalar için önem arz ediyor.

Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü (1997-2012)


Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir.   Çalışma üç ayrı bölümde 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat post modern darbe sürecinin aktörleri, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu Toplantısı ve alınan kararlar ve kesintisiz eğitim uygulaması incelenmiştir. geçmişten dünümüze Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerindeki nitel ve nicel değişim ve dönüşümler ele alınmıştır. 4+4+4 ile birlikte öğretim programlarına yeni dâhil olan din dersleri, ülkemizdeki din eğitiminin yeniden yapılandırılması ve din eğitiminde devlet ve STK’ların konumu gibi konu başlıkları incelenmiştir. Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Bu rapor Türkiye'de Din Eğitimi Projesi kapsamında yayınlanmıştır. Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Çalışma üç ayrı bölümde 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat post modern darbe sürecinin aktörleri, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu Toplantısı ve alınan kararlar ve kesintisiz eğitim uygulaması incelenmiştir. geçmişten dünümüze Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerindeki nitel ve nicel değişim ve dönüşümler ele alınmıştır. 4+4+4 ile birlikte öğretim programlarına yeni dâhil olan din dersleri, ülkemizdeki din eğitiminin yeniden yapılandırılması ve din eğitiminde devlet ve STK’ların konumu gibi konu başlıkları incelenmiştir. Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Bu rapor Türkiye'de Din Eğitimi Projesi kapsamında yayınlanmıştır. Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Çalışma üç ayrı bölümde 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat post modern darbe sürecinin aktörleri, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu Toplantısı ve alınan kararlar ve kesintisiz eğitim uygulaması incelenmiştir. geçmişten dünümüze Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerindeki nitel ve nicel değişim ve dönüşümler ele alınmıştır. 4+4+4 ile birlikte öğretim programlarına yeni dâhil olan din dersleri, ülkemizdeki din eğitiminin yeniden yapılandırılması ve din eğitiminde devlet ve STK’ların konumu gibi konu başlıkları incelenmiştir. Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Çalışma üç ayrı bölümde 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat post modern darbe sürecinin aktörleri, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu Toplantısı ve alınan kararlar ve kesintisiz eğitim uygulaması incelenmiştir. geçmişten dünümüze Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerindeki nitel ve nicel değişim ve dönüşümler ele alınmıştır. 4+4+4 ile birlikte öğretim programlarına yeni dâhil olan din dersleri, ülkemizdeki din eğitiminin yeniden yapılandırılması ve din eğitiminde devlet ve STK’ların konumu gibi konu başlıkları incelenmiştir. Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Bu rapor İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından Mehmet Bahçekapılı ’ya hazırlatılan "Türkiye’de Din Eğitiminin Dönüşümü" başlıklı araştırmanın sonuçlarını içermektedir. Çalışma üç ayrı bölümde 28 Şubat 1997 sonrası Türkiye’de din eğitimi alanındaki hem yasal/hukuki, hem de muhtelif alt alanları ile birlikte- kurumsal sivil din eğitimi alanındaki dönüşümleri ve yeni eğilimleri tespit etmektedir. 28 Şubat post modern darbe sürecinin aktörleri, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu Toplantısı ve alınan kararlar ve kesintisiz eğitim uygulaması incelenmiştir. geçmişten dünümüze Kur’an kursları, imam hatip okulları ve ilahiyat fakültelerindeki nitel ve nicel değişim ve dönüşümler ele alınmıştır. 4+4+4 ile birlikte öğretim programlarına yeni dâhil olan din dersleri, ülkemizdeki din eğitiminin yeniden yapılandırılması ve din eğitiminde devlet ve STK’ların konumu gibi konu başlıkları incelenmiştir. Araştırmanın en önemli özelliği Türkiye’de ilk defa devletin, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesi gerektiğinin altını çizmesidir Bu rapor Türkiye'de Din Eğitimi Projesi kapsamında yayınlanmıştır.

Üniversite Öğrenci Kulüplerinde Yönetim ve Organizasyon


STK Konuşmaları; STK’ların gündemini etkileyen konuların sivil toplumdan katılımcılarla müzakere edildiği etkinlik serisidir. Bu rapor 09 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirilen “Üniversite Öğrenci Kulüplerinde Yönetim ve Organizasyon” başlıklı STK Konuşmasından yayına hazırlanmıştır. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’un moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitelerinden öğrenci kulüp temsilcileri katılmıştır. Etkinlikte üniversite öğrenci kulüplerinin yönetim ve organizasyonu; organizasyonel yapı, gönüllü ilişkileri, etkinlik düzenleme, mali kaynak bulma ve yönetme, yıllık planlama ve bütçe ile raporlama bakımlarından ele alınmıştır. Ayrıca, öğrenci kulüplerinin yönetim süreçlerinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları üzerinde durulmuştur. Ortaya konan sorunlar üzerine çözüm önerileri üretilerek bu rapor oluşturulmuştur.  STK Konuşmaları; STK’ların gündemini etkileyen konuların sivil toplumdan katılımcılarla müzakere edildiği etkinlik serisidir. Bu rapor 09 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirilen “Üniversite Öğrenci Kulüplerinde Yönetim ve Organizasyon” başlıklı STK Konuşmasından yayına hazırlanmıştır. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’un moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitelerinden öğrenci kulüp temsilcileri katılmıştır. Etkinlikte üniversite öğrenci kulüplerinin yönetim ve organizasyonu; organizasyonel yapı, gönüllü ilişkileri, etkinlik düzenleme, mali kaynak bulma ve yönetme, yıllık planlama ve bütçe ile raporlama bakımlarından ele alınmıştır. Ayrıca, öğrenci kulüplerinin yönetim süreçlerinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları üzerinde durulmuştur. Ortaya konan sorunlar üzerine çözüm önerileri üretilerek bu rapor oluşturulmuştur. STK Konuşmaları; STK’ların gündemini etkileyen konuların sivil toplumdan katılımcılarla müzakere edildiği etkinlik serisidir. Bu rapor 09 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirilen “Üniversite Öğrenci Kulüplerinde Yönetim ve Organizasyon” başlıklı STK Konuşmasından yayına hazırlanmıştır. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’un moderatörlüğünde gerçekleşen etkinliğe Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Şehir Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitelerinden öğrenci kulüp temsilcileri katılmıştır. Etkinlikte üniversite öğrenci kulüplerinin yönetim ve organizasyonu; organizasyonel yapı, gönüllü ilişkileri, etkinlik düzenleme, mali kaynak bulma ve yönetme, yıllık planlama ve bütçe ile raporlama bakımlarından ele alınmıştır. Ayrıca, öğrenci kulüplerinin yönetim süreçlerinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları üzerinde durulmuştur. Ortaya konan sorunlar üzerine çözüm önerileri üretilerek bu rapor oluşturulmuştur.

STK'larda Burs Uygulamaları ve İyileşme Önerileri


STK Konuşmaları; STK’ların gündemini etkileyen konuların sivil toplumdan katılımcılarla müzakere edildiği etkinlik serisidir. Bu rapor 21 Ekim 2017 tarihinde gerçekleştirilen “STK’larda Burs Uygulamaları ve İyileşme Alanları” başlıklı STK Konuşmasından yayına hazırlanmıştır.   Yaygın burs uygulamasına sahip STK'ların katılımı ile gerçekleşen etkinlikte sivil toplum alanında burs uygulamalarının artıları ve eksileri gündeme getirilmiştir. Bu rapor ise hem gündeme getirilen bu sorunlar hem de çözüm önerilerinden derlenmiştir. STK Konuşmaları; STK’ların gündemini etkileyen konuların sivil toplumdan katılımcılarla müzakere edildiği etkinlik serisidir. Bu rapor 21 Ekim 2017 tarihinde gerçekleştirilen “STK’larda Burs Uygulamaları ve İyileşme Alanları” başlıklı STK Konuşmasından yayına hazırlanmıştır. Yaygın burs uygulamasına sahip STK'ların katılımı ile gerçekleşen etkinlikte sivil toplum alanında burs uygulamalarının artıları ve eksileri gündeme getirilmiştir. Bu rapor ise hem gündeme getirilen bu sorunlar hem de çözüm önerilerinden derlenmiştir.

Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllülük: Sorunlar ve Çözüm Yolları


Sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşma ve profesyonelleşme düzeyleri arttıkça gönüllü yönetimine ilişkin sorunlar içerik değiştirmektedir. Bu sorunların belli başlılarını; katılım, algı, bağlılık, yönetim ve mevzuat şeklinde sıralayabiliriz. Gönüllülerin temini, kalıcılıklarının sağlanması, verimliliği ve motivasyonlarına ilişkin sorunların nitelik, nicelik ve güncelliği, sadece söz konusu kuruluşların etkin yönetimi değil; ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımını gerektiren çözümler üretilmesini gerekmektedir. Bu çözümlere kaynaklık teşkil edecek, bir anlamda çözüm üretme kapasitesi oluşturacak en önemli adım ise sivil toplum kuruluşunun bir gönüllü vizyonu ve stratejisi oluşturması, akabinde bunu hayata geçirmesidir. Gönüllü yönetiminin daha profesyonel, sistematik ve bilimsel ölçütlerle ele alınmasını sağlayacak bu adım, gönüllülerle yaşanan sorunlara ilişkin dinamik, güncel ve etkin çözümler geliştirilebilmesinin de önünü açacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşma ve profesyonelleşme düzeyleri arttıkça gönüllü yönetimine ilişkin sorunlar içerik değiştirmektedir. Bu sorunların belli başlılarını; katılım, algı, bağlılık, yönetim ve mevzuat şeklinde sıralayabiliriz. Gönüllülerin temini, kalıcılıklarının sağlanması, verimliliği ve motivasyonlarına ilişkin sorunların nitelik, nicelik ve güncelliği, sadece söz konusu kuruluşların etkin yönetimi değil; ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımını gerektiren çözümler üretilmesini gerekmektedir. Bu çözümlere kaynaklık teşkil edecek, bir anlamda çözüm üretme kapasitesi oluşturacak en önemli adım ise sivil toplum kuruluşunun bir gönüllü vizyonu ve stratejisi oluşturması, akabinde bunu hayata geçirmesidir. Gönüllü yönetiminin daha profesyonel, sistematik ve bilimsel ölçütlerle ele alınmasını sağlayacak bu adım, gönüllülerle yaşanan sorunlara ilişkin dinamik, güncel ve etkin çözümler geliştirilebilmesinin de önünü açacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşma ve profesyonelleşme düzeyleri arttıkça gönüllü yönetimine ilişkin sorunlar içerik değiştirmektedir. Bu sorunların belli başlılarını; katılım, algı, bağlılık, yönetim ve mevzuat şeklinde sıralayabiliriz. Gönüllülerin temini, kalıcılıklarının sağlanması, verimliliği ve motivasyonlarına ilişkin sorunların nitelik, nicelik ve güncelliği, sadece söz konusu kuruluşların etkin yönetimi değil; ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımını gerektiren çözümler üretilmesini gerekmektedir. Bu çözümlere kaynaklık teşkil edecek, bir anlamda çözüm üretme kapasitesi oluşturacak en önemli adım ise sivil toplum kuruluşunun bir gönüllü vizyonu ve stratejisi oluşturması, akabinde bunu hayata geçirmesidir. Gönüllü yönetiminin daha profesyonel, sistematik ve bilimsel ölçütlerle ele alınmasını sağlayacak bu adım, gönüllülerle yaşanan sorunlara ilişkin dinamik, güncel ve etkin çözümler geliştirilebilmesinin de önünü açacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşma ve profesyonelleşme düzeyleri arttıkça gönüllü yönetimine ilişkin sorunlar içerik değiştirmektedir. Bu sorunların belli başlılarını; katılım, algı, bağlılık, yönetim ve mevzuat şeklinde sıralayabiliriz. Gönüllülerin temini, kalıcılıklarının sağlanması, verimliliği ve motivasyonlarına ilişkin sorunların nitelik, nicelik ve güncelliği, sadece söz konusu kuruluşların etkin yönetimi değil; ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımını gerektiren çözümler üretilmesini gerekmektedir. Bu çözümlere kaynaklık teşkil edecek, bir anlamda çözüm üretme kapasitesi oluşturacak en önemli adım ise sivil toplum kuruluşunun bir gönüllü vizyonu ve stratejisi oluşturması, akabinde bunu hayata geçirmesidir. Gönüllü yönetiminin daha profesyonel, sistematik ve bilimsel ölçütlerle ele alınmasını sağlayacak bu adım, gönüllülerle yaşanan sorunlara ilişkin dinamik, güncel ve etkin çözümler geliştirilebilmesinin de önünü açacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşma ve profesyonelleşme düzeyleri arttıkça gönüllü yönetimine ilişkin sorunlar içerik değiştirmektedir. Bu sorunların belli başlılarını; katılım, algı, bağlılık, yönetim ve mevzuat şeklinde sıralayabiliriz. Gönüllülerin temini, kalıcılıklarının sağlanması, verimliliği ve motivasyonlarına ilişkin sorunların nitelik, nicelik ve güncelliği, sadece söz konusu kuruluşların etkin yönetimi değil; ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımını gerektiren çözümler üretilmesini gerekmektedir. Bu çözümlere kaynaklık teşkil edecek, bir anlamda çözüm üretme kapasitesi oluşturacak en önemli adım ise sivil toplum kuruluşunun bir gönüllü vizyonu ve stratejisi oluşturması, akabinde bunu hayata geçirmesidir. Gönüllü yönetiminin daha profesyonel, sistematik ve bilimsel ölçütlerle ele alınmasını sağlayacak bu adım, gönüllülerle yaşanan sorunlara ilişkin dinamik, güncel ve etkin çözümler geliştirilebilmesinin de önünü açacaktır.