Logo

Yayınlar

Education in the Turkey of the Future


The first report prepared under the Turkey of the Future project is on education, where our country has long been in a search for stability and methodology. The report aims to realistically study in 2018 what needs to be accomplished when looking forward to 2030 using quantitative and qualitative data. In this context, the study begins by explaining the state of education in the new millennium and the problems experienced from this perspective. The context necessary in resolving the issues and bettering current circumstances has been also emphasized in the purview of the report. Along with these improvements, students’ national and international examination performances are also analyzed. Finally, the developed policies, solution recommendations, and improvements have been presented in 12 points on the vision of the future. In preparing the report, the primary framework has been shaped by the relevant scientific literature, the framework and principal values established by the İLKE Foundation for Science, Culture and Education within the scope of the Turkey of the Future Project, and the educational perspectives of the research team. Besides multidisciplinarity and systems approach, locality and originality have been the two principal values when preparing this report. The first report prepared under the Turkey of the Future project is on education, where our country has long been in a search for stability and methodology. The report aims to realistically study in 2018 what needs to be accomplished when looking forward to 2030 using quantitative and qualitative data. In this context, the study begins by explaining the state of education in the new millennium and the problems experienced from this perspective. The context necessary in resolving the issues and bettering current circumstances has been also emphasized in the purview of the report. Along with these improvements, students’ national and international examination performances are also analyzed. Finally, the developed policies, solution recommendations, and improvements have been presented in 12 points on the vision of the future. In preparing the report, the primary framework has been shaped by the relevant scientific literature, the framework and principal values established by the İLKE Foundation for Science, Culture and Education within the scope of the Turkey of the Future Project, and the educational perspectives of the research team. Besides multidisciplinarity and systems approach, locality and originality have been the two principal values when preparing this report.  

TIMSS 2019 Değerlendirme Raporu


İLKE Vakfı Eğitim Çalışma Grubu tarafından ülkemizde eğitimin özellikle uluslararası ölçekte önemli bir çıktısı olarak görülen TIMSS 2019 sonuçları değerlendirildi.  İLKE Vakfı Eğitim Çalışma Grubu tarafından ülkemizde eğitimin özellikle uluslararası ölçekte önemli bir çıktısı olarak görülen TIMSS 2019 sonuçları değerlendirildi.

Eğitimde Dönüşüm: Temel Alanlar ve Uygulamalara Yönelik Değerlendirme ve Öneriler


İLKE Vakfı Araştırma Yayın Birimi Eğitim Çalışma Grubu, Türkiye’de eğitimin nasıl bir konumda olması gerektiğini ve ülkemizin ulusal ve uluslararası bağlamdaki ilerleyişini dikkate alarak Eğitimde Dönüşüm: Temel Alanlar ve Uygulamalara Yönelik Değerlendirme ve Öneriler başlıklı araştırma raporu hazırladı. Bu doğrultuda editörlüğünü İbrahim Hakan Karataş ve Hasan Remzi Eker’in yaptığı, eğitimin değişen anlamını kendisine başlangıç noktası olarak belirleyen ve eğitimde küresel trendleri, katılımcı modeli, yönetim sorununu, öğretmen ve yöneticilerin yeni yeterlik alanlarını ve yetenek yönetimini konu edinen çalışmada bölüm yazarları olarak Lütfi Sunar, İbrahim Hakan Karataş, Yusuf Alpaydın, Arife Gümüş, Hasan Remzi Eker, İlayda Ardakoç ve Hayyam Celilzade yer aldı. Çalışmada Türkiye’nin eğitim tarihi, tecrübesi, birikimi ve kendine özgü koşulları çerçevesinde kısa ve orta vadeli eylem kararlarına ilişkin bir arayış ve bu doğrultuda ortaya çıkan bir model de bulunmaktadır. Artık Türk eğitim sisteminin köklü dönüşüm gereksiniminin her kademede fark edilmiş olması ve bu farkındalığın MEB nezdinde eyleme dönüştürülmesi gerektiği için bu durum Türkiye için kaçırılmaması gereken fırsatlardandır. Ayrıca önümüzdeki üç yıl içerisinde bazı değişim adımlarının uygulamaya geçmesi ve son dönemde yaşanan değişim heyecanının ve inancın sürdürülebilmesi için önerdiğimiz eylemler kritik önemdedirler. İLKE Vakfı Eğitim Çalışma Grubu, değişim kavramının doğru anlaşıldığında eğitim için tüm organizmalarını kapsayan sağlıklı refleksler verilecek pratik çözümler üretme kapasitesinin geliştirilerek eğitimde sürdürülebilirliğin yakalanacağına inanıyor. Sonuç olarak, iyi niyetli, bilimsel bilgiye dayanan ve çoklu bakış açıları ile eldeki imkânlar çerçevesinde geliştirilecek önerilerin, Türkiye’yi kuruluşunun 100. yılında eğitim sistemi bakımından da küresel bir güç ve merkez haline getireceğine inanıyor. Bu ülkenin çocukları için atılan her adım, sürdürülebilir bir geleceğin teminatıdır. 

Aile Hukuku İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri


Aile Hukuku İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri Politika Notu,kamuoyu gündeminde sık sık yer alan ve aile yapısını etkileyen kanuni düzenlemelerin, spesifik ve çözüm odaklı ele alınması amacını taşımaktadır. Çalışma bu çerçevede, aile hukukuna dair toplumsal rahatsızlıklara sebebiyet veren kanuni düzenlemelerin nedenlerini inceleyerek bu rahatsızlıkları giderici yahut azaltabilecek çözümleri kanunönerisi olarak sunma hedefi ile hazırlanmıştır.  Aile Hukuku İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri Politika Notu,kamuoyu gündeminde sık sık yer alan ve aile yapısını etkileyen kanuni düzenlemelerin, spesifik ve çözüm odaklı ele alınması amacını taşımaktadır. Çalışma bu çerçevede, aile hukukuna dair toplumsal rahatsızlıklara sebebiyet veren kanuni düzenlemelerin nedenlerini inceleyerek bu rahatsızlıkları giderici yahut azaltabilecek çözümleri kanunönerisi olarak sunma hedefi ile hazırlanmıştır.

Türkiye’de Zorunlu Okul Öncesi Eğitim: Güçlükler ve Fırsatlar


Yaşamın ilk yıllarının, çocuğun tüm gelişim alanları ve öğrenme deneyimleri üzerindeki etkisinin anlaşılması 20. yüzyılın en önemli farkındalıklarındandır. Türkiye’de çocuk eğitimine verilen önem, Osmanlı’dan günümüze atılmış olan çeşitli adımlarla ortaya konmasına rağmen, I. Dünya Savaşı ve sonrasında gelen cumhuriyetin kuruluşu, ülkemizi sosyal ve ekonomik olduğu kadar eğitime ilişkin güçlük ve gerekliliklerle de karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizde, 1950’lerin ortalarında hız kazanmaya başlayan okul öncesi eğitimin (OÖE) geliştirilmesi çabaları günümüzde de giderek artmaktadır. Bu alanda her geçen gün daha fazla çalışma ve proje yapılmakta, akademisyen ve öğretmen yetiştirilmektedir. Ancak dünyadaki birçok ülkenin mümkün olan en erken yaşlardan itibaren sunduğu erken çocukluk eğitimi (EÇE) olanakları ve zorunlu OÖE konularındaki uygulamalara dair yaklaşımları ülkemizde hâlen tartışılmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de EÇE ve OÖE’nin durumu ve zorunlu hale getirilmesindeki güçlükler ve fırsatlar; çeşitli güncel yasal düzenlemeler ve 2020’nin ilk aylarında gündemimize giren Covid-19 pandemisinin etkileri bağlamında tartışılmıştır. Yaşamın ilk yıllarının, çocuğun tüm gelişim alanları ve öğrenme deneyimleri üzerindeki etkisinin anlaşılması 20. yüzyılın en önemli farkındalıklarındandır. Türkiye’de çocuk eğitimine verilen önem, Osmanlı’dan günümüze atılmış olan çeşitli adımlarla ortaya konmasına rağmen, I. Dünya Savaşı ve sonrasında gelen cumhuriyetin kuruluşu, ülkemizi sosyal ve ekonomik olduğu kadar eğitime ilişkin güçlük ve gerekliliklerle de karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizde, 1950’lerin ortalarında hız kazanmaya başlayan okul öncesi eğitimin (OÖE) geliştirilmesi çabaları günümüzde de giderek artmaktadır. Bu alanda her geçen gün daha fazla çalışma ve proje yapılmakta, akademisyen ve öğretmen yetiştirilmektedir. Ancak dünyadaki birçok ülkenin mümkün olan en erken yaşlardan itibaren sunduğu erken çocukluk eğitimi (EÇE) olanakları ve zorunlu OÖE konularındaki uygulamalara dair yaklaşımları ülkemizde hâlen tartışılmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de EÇE ve OÖE’nin durumu ve zorunlu hale getirilmesindeki güçlükler ve fırsatlar; çeşitli güncel yasal düzenlemeler ve 2020’nin ilk aylarında gündemimize giren Covid-19 pandemisinin etkileri bağlamında tartışılmıştır. Yaşamın ilk yıllarının, çocuğun tüm gelişim alanları ve öğrenme deneyimleri üzerindeki etkisinin anlaşılması 20. yüzyılın en önemli farkındalıklarındandır. Türkiye’de çocuk eğitimine verilen önem, Osmanlı’dan günümüze atılmış olan çeşitli adımlarla ortaya konmasına rağmen, I. Dünya Savaşı ve sonrasında gelen cumhuriyetin kuruluşu, ülkemizi sosyal ve ekonomik olduğu kadar eğitime ilişkin güçlük ve gerekliliklerle de karşı karşıya bırakmıştır. Ülkemizde, 1950’lerin ortalarında hız kazanmaya başlayan okul öncesi eğitimin (OÖE) geliştirilmesi çabaları günümüzde de giderek artmaktadır. Bu alanda her geçen gün daha fazla çalışma ve proje yapılmakta, akademisyen ve öğretmen yetiştirilmektedir. Ancak dünyadaki birçok ülkenin mümkün olan en erken yaşlardan itibaren sunduğu erken çocukluk eğitimi (EÇE) olanakları ve zorunlu OÖE konularındaki uygulamalara dair yaklaşımları ülkemizde hâlen tartışılmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de EÇE ve OÖE’nin durumu ve zorunlu hale getirilmesindeki güçlükler ve fırsatlar; çeşitli güncel yasal düzenlemeler ve 2020’nin ilk aylarında gündemimize giren Covid-19 pandemisinin etkileri bağlamında tartışılmıştır.