Logo

Türkiye’nin Verimlilik Düzeyi Nasıl Yükseltilebilir? Vasat İnsan Tuzağından Kurtulmak

Kategori: Politika Notları Tarih: 03 Mart 2022

Özet

İLKE Vakfı olarak Türkiye’nin yüzleşmekte olduğu toplumsal sorunları tespit ederek veriye dayalı ve somut çözüm önerileri getirmek üzere kurduğumuz Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) yayımladığı politika notlarına bir yenisini daha ekledi! İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Metin Toprak ve Mahmut Demirkıran, “Türkiye’nin Verimlilik Düzeyi Nasıl Yükseltilebilir?Vasat İnsan Tuzağından Kurtulmak” başlıklı politika notunu, İLKE Vakfı için kaleme aldı.

Politika notunda Türkiye’nin işgücü verimlilik düzeyi; çalışma saatleri, kişi başına düşen refah, sermaye yoğunluğu, üniversite düzeyinde okullaşma ve kişi başına düşen GSYH verilerine dayanarak analiz edildi. Sonuçta verimlilik düzeyini arttırmak ve insan kaynağına nitelik kazandırmak için yeni mekanizmalara ve stratejilere ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Eğitimde beceri ve yetkinlik temelli modelin esas alınması, dijitalleşmeye bağlı olarak yeni üretim ve iş modellerinin ön plana çıkarılması ve meritokratik sistem tasarımı üst başlıklarından oluşan önerilere yer verildi. Siyasi sistem tasarımı ve özgürlükler, insan kaynağının sahip olması gereken yeni nesil beceri ve yetkinlikler, yeni üretim ve iş modellerindeki sermaye ve teknoloji yoğunluğu ve dijitalleşmenin ivmelendirdiği toplum 5.0 ve endüstri 4.0 tartışma­ları, Birleşmiş Milletler’in giderek daha fazla öne çıkardığı sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin hükümetlerin, şirketlerin, eğitim kurumlarının ve sivil top­lum kuruluşlarının öncelikleri arasına girmesi gerektiğinin altı çizildi.

İlgili İçerikler

İktisat İzleme Raporu 2023

2023 yılı, Türkiye ekonomisi açısından birçok yönden belirleyici olmuştur. Jeopolitik gerginlikler, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kesintiler ve sürekli yükselen enflasyon oranları gibi karmaşık dinamikler altında Türkiye’nin ekonomik yapısal dönüşümü ve büyüme çabaları ele alınmıştır. İktisat, finans ve politika alanlarında akademisyenler uzmanlaşmış ve sektör profesyonelleri tarafından hazırlanan bu rapor, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu, karşılaştığı zorlukları ve gelecek fırsatlarını analitik bir çerçevede sunmaktadır. Bu çalışma, makroekonomik göstergeler, sektörel analizler ve politika önerileri içererek Türkiye’nin ulusal ve uluslararası ekonomik senaryolarda nasıl pozisyon alması gerektiği üzerine stratejik önerilerde bulunmaktadır. Rapor, ayrıca Türkiye’nin ekonomik büyümesine ivme kazandıran faktörleri ve bu süreçte karşılaşılan engelleri detaylı bir şekilde ele almakta, ekonomi yönetiminin politika tercihlerini ve bu tercihlerin sosyoekonomik etkilerini irdelenmektedir.Özellikle işgücü piyasası, enflasyon dinamikleri, kamu maliyesi ve dış ekonomik ilişkiler gibi konulara odaklanılarak, Türkiye ekonomisinin kısa ve orta vadeli makroekonomik trendleri değerlendirilmekte ve bu trendlerin global ekonomik çevreyle etkileşimleri analiz edilmektedir. Raporda, Türkiye ekonomisinin kapsamlı bir değerlendirmesini yapmakta ve bu süreçte karşılaşılan zorluklarla birlikte, uygulanabilecek politika önerilerini de içermektedir. Türkiye’nin geleceğine yön verecek bilgiler içere bu rapor, akademisyenler, politika yapıcılar, ekonomistler ve stratejik karar vericiler için değerli bir kaynak niteliğindedir. 

04 Haziran 2024

İktisat İzleme Raporu 2023: Türkiye Ekonomisinin Görünümü

İKAM tarafından hazırlanan İktisat İzleme Raporu 2023 ve Para Politikası Raporu 4 Haziran’da kamuoyu ile paylaşılacak.Doç. Dr. Ömer Faruk Tekdoğan editörlüğünde hazırlanan İktisat İzleme Raporu 2023, birçok başlıkta veriye dayalı analizlerle 2023 yılında yaşanan ekonomik gelişmeleri değerlendiriyor. Uluslararası arenada, enflasyonu dizginlemeye yönelik küresel önlemlerin dünya ticareti ve büyüme performansları üzerindeki etkisi, Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’deki soykırım ve Süveyş Kanalındaki aksamaların yarattığı ekonomik belirsizlik; Türkiye özelinde ise 6 Şubat Depremi, genel seçimler, Merkez Bankası kararları ve uygulanan para politikalarıyla birlikte piyasa hareketleri gibi faktörlerin ekonomik etkileri raporun merkezi konularını oluşturuyor. İktisat İzleme Raporu 2023, 18 farklı analiz yazısıyla makroekonomik değerlendirmelerde bulunmanın yanı sıra piyasalar ve ekonomik unsurlar üzerine kapsamlı analizler sunuyor.İktisat İzleme Raporu'yla birlikte, yine İKAM tarafından hazırlanan Para Politikası Raporu da tanıtılacak. Bu raporda Türkiye ekonomisinin dinamiklerini ayrıntılı bir şekilde inceleniyor. Rapor, Liralaşma Stratejisi, Türkiye’de Enflasyonla Mücadele Hükümetin Rolü, Enflasyonla Mücadelede Şirket Karlılıkları ve Ücretlerin Önemi, İslam Ekonomisi Perspektifinden Para Politikası başlıklarında Türkiye ekonomisine dair derinlemesine analizler sunuyor.İKAM, bu iki yeni raporla Türkiye ekonomisini temel göstergeler ve uzman görüşleri perspektifinden izlemeye devam ediyor.

İKTİSAT İZLEME RAPORU 2020 YAYIMLANDI!

İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı (İLKE Vakfı) 2020 yılında yaşanan önemli ekonomik gelişmeleri hazırladığı “İktisat İzleme Raporu 2020” ile kamuoyunun istifadesine sundu.Rapor sunumu  İLKE Vakfı YouTube kanalında Melih Turan'ın moderatörlüğünde, İKAM Direktörü Dr. Taha Eğri, Dr. Özer Selçuk  ve Dr. Furkan Yıldızın katıldığı yayımlanan programda ile gerçekleştirildi.İLKE Vakfı, Alan İzleme Raporları Projesi kapsamında serinin altıncı raporu olan “İktisat İzleme Raporu 2020”‘yi kamuoyunun istifadesine sundu. Yedi alt başlıkta hazırlanan raporda 2020 makroekonomik görünüm, stratejik sektörler, İslam iktisadı, gelir dağılımı ve sosyal adalet, çalışma hayatı ve salgın bağlamında Türkiye ekonomisi olmak üzere birçok farklı konu ele alınıyor.Raporun önemli detaylarından bazıları ise şöyle:Türkiye 2020’de pozitif büyüdüSon yüzyılın en büyük salgını olan COVID-19, 2020 yılında küresel ölçekte derin bir etki bıraktı. Salgın sebebiyle ortaya çıkan etkilerin izdüşümleri genel olarak sağlık, ekonomi, eğitim, siyaset ve toplum alanlarında görülürken bu etkinin en derinden hissedildiği alan sağlık sektörüdür oldu.Makroekonomik göstergeler arasındaki enflasyon, işsizlik ve kur rakamları da bu etkilerin en yoğun hissedildiği alanlar olurken, ekonomik sektörel yapı da salgından etkilenmiştir. Buna rağmen Türkiye’nin en önemli sektörlerinden tarım, enerji, bilişim ve savunma sanayi sektörleri yılı pozitif bir katkı oranıyla tamamlamıştır.Salgının ortaya çıkardığı küresel ekonomik kriz tüm ülkeleri etkilese de Türkiye ekonomisi alınan önlemler ve yaz aylarında yaşanan normalleşme süreci yıl sonunu pozitif büyüme oranıyla bitirmiştir.Kritik sektörler ve 2020 performanslarıİLKE Vakfı tarafından geçtiğimiz yıl yayımlanan “Geleceğin Türkiye’sinde Ekonomi” raporunda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak için odaklanılması ve teşviklerle desteklenmesi gerektiği belirtilen tarım, enerji, savunma ve bilişim sektörleri sıralanmıştı. Geçtiğimiz yıl özellikle tarım ve savunma sanayi öne çıkarak, krizlere rağmen ekonomiye pozitif katkı verdi. 2020 yılı bitkisel üretimimiz, yaşanan kuraklığa rağmen tarihin en yüksek seviyesine ulaşarak 124 milyon ton olarak gerçekleşti.  Enerji atılımları ekonomiye büyük katkı sağladıTarım sektörüne benzer şekilde enerji sektörü de 2020 yılı içerisinde birçok atılım sayesinde iyi bir performans sergilenmiştir Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz rezervleri ve Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetleri ile siyasi mücadeleler geçtiğimiz yılın en önemli konularıydı. Özellikle, 2021 Ocak ayında elektrik üretimimizin %21,3’ü rüzgârdan sağlanarak tüm zamanların rekoru kırılmış oldu. Savunma sanayisi ölü sektör olmaktan çıktıBenzer şekilde, savunma sanayii de hayata geçirilen yerli projelerin hem ithalata faturasını azaltması hem de ihraç edilen ürünlerle döviz rezervlerine katkı yaptı. Krizlerden veya salgınlardan hiç etkilenmeyen askerî harcamalar, küresel olarak da artış göstermeye devam etti.  Küresel savunma harcamalarının GSYH’ye oranı ise 2019 yılında 1,85 iken 2020 yılında %2,08’e yükseldi. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firmasının listelendiği “Defence News Top 100” listesindeki Türk şirketlerinin sayısı 2016 yılında sadece 2 iken, 2020 yılında 7’ye çıktı. Bilgi ve iletişim sektörü %13,6 büyüdüUzaktan eğitim ve çalışma zorunluluğu, bu alanda harcama ve yatırımların artışıyla sonuçlandı. TÜİK verilerine göre 2020 yılında dünya ile paralel bir şekilde, Türkiye bilgi ve iletişim sektörü %13,6 büyüme kaydetti. Ayrıca bilişim alanında ihracat rakamları da artarak ekonomiye katkı verdi. En büyük darbeyi turizm gördüKritik sektörlerin yanında salgın bu yıl turizm sektörünü hassas bir konuma taşıdı. Büyük bir umutla girilen 2020 yılında turizm salgından en büyük darbeyi gördü. Özellikle Mart ayından itibaren küresel uçuşların azalması, uluslararası fuarların iptal edilmesi ve dünya çapında seyahat yasaklarının gelmesi, 2020 yılı yaz aylarına ilişkin yapılan tatil rezervasyonlarının ve önceden alınan uçak biletlerinin iptal edilmesine, bir kısmının da ertelenmesine neden oldu. İhracat rakamları içerisinde ciddi bir paya sahip olan turizmdeki kayıplar döviz rezervlerinden hizmet sektöründeki istihdama kadar birçok alanda sorunlara yol açtı.İktisat İzleme Raporu 2020’ye bu linkten ve diğer tüm detaylara ise Alan İzleme Raporları sitesinden adresinden erişmek mümkün.