Logo

Yayınlar

Türkiye'de Öşür Potansiyeli ve Yoksulluk: Bölgesel Bir İnceleme


Türkiye’nin sahip olduğu güçlü tarımsal üretim kapasitesi, yalnızca ekonomik bir değer üretmekle kalmamakta; aynı zamanda toplumsal dayanışma ve yoksulların ihtiyacının karşılanması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Tarım ürünlerinin zekâtı olan öşür, tarihsel olarak sosyal adaletin tesisinde ve ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesinde önemli bir rol üstlenmiştir. Günümüzde bireysel bir dini vecibe olarak varlığını sürdürmesine rağmen, öşrün sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilmediği görülmektedir. Bu çerçevede hazırlanan “Türkiye’de Öşür Potansiyeli ve Yoksulluk: Bölgesel Bir İnceleme” başlıklı araştırma raporu, Türkiye’deki tarımsal üretim verileri üzerinden öşür potansiyelini bölgesel düzeyde analiz ederek söz konusu potansiyelin yoksullukla mücadeledeki rolünü kapsamlı biçimde ele almaktadır. “Türkiye’de Öşür Potansiyeli ve Yoksulluk: Bölgesel Bir İnceleme” başlıklı araştırma raporumuzda; detaylı şekilde ele alınmakta ve Türkiye’de öşür kurumunun sosyal refahın güçlendirilmesi ve yoksullukla mücadele bağlamında nasıl değerlendirilebileceğine dair kapsamlı bir analiz sunulmaktadır.

Doğal Kaynağa Dayalı Sukuk Modeli Önerisi: Şırnak–Gabar Petrol Gelirleri Örneği


Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirme ve yerli kaynaklarını daha etkin biçimde değerlendirme hedefi doğrultusunda son yıllarda gerçekleştirilen petrol keşifleri, ülke ekonomisi açısından önemli fırsatlar ortaya koymaktadır. Özellikle Şırnak ve Gabar sahalarında gerçekleştirilen petrol üretimi, doğal kaynak gelirlerinin sürdürülebilir finansman modelleri aracılığıyla ekonomiye kazandırılması açısından dikkat çekici bir potansiyel sunmaktadır. Bu çerçevede hazırlanan “Doğal Kaynağa Dayalı Sukuk Modeli Önerisi: Şırnak–Gabar Petrol Gelirleri Örneği” analiz raporu, doğal kaynak gelirlerinin katılım finansı araçları aracılığıyla değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir inceleme ortaya koymaktadır. Bu analiz raporu, Şırnak-Gabar bölgesinde gerçekleştirilen petrol üretim ve satış faaliyetlerinden elde edilen gelirleri dayanak alan sürdürülebilir bir kaynağa dayalı sukuk modelini inşa etme amacını taşımaktadır. “Doğal Kaynağa Dayalı Sukuk Modeli Önerisi: Şırnak–Gabar Petrol Gelirleri Örneği” başlıklı analiz raporumuzda; detaylı şekilde ele alınmakta ve doğal kaynak gelirlerinin katılım finansı araçlarıyla değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir analiz sunulmaktadır.

STK’lar İçin Dijital Beceriler Atölyesi Etki Raporu


“Kapasite Geliştirme Eğitimleri” (KGE) çatısı altında yürütülen Dijital Beceriler Atölyesi programı kapsamında hazırlanan etki raporu, eğitimin katılımcılar üzerindeki kazanımlarını bilgi, beceri ve tutum değişikliği boyutlarıyla inceleyerek, programın kurumsal kapasiteye sunduğu katma değeri somut verilerle ortaya koymaktadır. Sivil Toplum Akademisi bünyesinde eğitim verimliliğinin ölçümlendiği bu ilk çalışmada; stratejik planlamadan yapay zeka farkındalığına uzanan geniş bir perspektifte, sivil toplumun dijital dönüşüm dinamikleri ve gelişim süreçleri kayıt altına alınmıştır. Bu Raporda Neler Bulacaksınız?   Dijital Beceriler Atölyesi Etki Raporu, sivil toplumun dijitalleşme sürecinde karşılaştığı zorlukları aşmaya yönelik, veriye dayalı ve sürdürülebilir bir çerçeve sunuyor. Rapor dijital yetkinliklerini artırmayı hedefleyen profesyoneller ve kurumlar için mevcut durumu analiz ederken, geleceğe dönük gelişim süreçlerini yapılandıran somut  bir yapı oluşturuyor.

V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu


“Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen V. İstanbul Eğitim Konferansı, öğretmenliğin değişen rolünü ve öğretmen yetiştirme süreçlerinde yaşanan dönüşümü yeniden düşünmeye davet eden kapsamlı bir tartışma zemini sundu. Konferansta, 21. yüzyılın pedagojik, teknolojik ve toplumsal dinamikleri doğrultusunda öğretmen yetiştirme modellerinin nasıl yeniden yapılandırılması gerektiği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Konferansın öne çıkan vurguları arasında; öğretmenliğin yalnızca bilgi aktaran bir meslek olmaktan çıkarak rehberlik, değer aktarımı ve öğrenme süreçlerini yönlendiren bir uzmanlık alanına dönüşmesi gerektiği yer aldı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni pedagojik yaklaşımların öğretmen eğitimine etkileri, ulusal ve uluslararası deneyimler ışığında değerlendirilirken; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmen yetiştirme süreçlerine sunduğu kavramsal çerçeve de tartışmaların merkezinde yer aldı. V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu, konferans kapsamında yapılan sunum ve tartışmaları akademik literatür, veri analizleri, grafikler ve görsel içeriklerle destekleyerek öğretmen yetiştirme alanına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme ve somut öneriler sunuyor. İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report İngilizce: V. Istanbul Education Conference Insight Report

Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri


Türkiye son on yılda uluslararası öğrenci sayısındaki dikkat çekici artışla bütün dünyada en çok tercih edilen ilk on destinasyon arasına girmiştir. Bu gelişme, Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir eşiğe işaret etmektedir. Bu hızlı niceliksel büyüme, uluslararası öğrencilerin eğitim ve yaşam deneyimlerinde nasıl bir karşılık bulmaktadır? Türkiye’nin küresel bir eğitim merkezi olma vizyonu; barınma koşulları, ayrımcılık algıları ve bürokratik süreçler gibi öğrenci deneyimini doğrudan etkileyen unsurlarla nasıl şekillenmektedir? Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri başlıklı bu rapor, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin eğitimden gündelik yaşama uzanan deneyimlerini kapsamlı bir çerçevede ele almaktadır. 2024–2025 akademik yılında 551 uluslararası öğrenciden elde edilen verilerle hazırlanan çalışma; Türkiye’yi tercih etme gerekçelerinden akademik uyum ve üniversiteye yönelik değerlendirmelere, sosyoekonomik koşullardan gelecek planlarına kadar uzanan çok boyutlu bir tablo sunmaktadır. Rapor, uluslararası öğrenciliğe ilişkin tartışmaları öğrenci deneyimleri üzerinden veri temelli bir bakışla değerlendirmeyi; üniversitelerden politika yapıcılara uzanan geniş bir paydaş kitlesi için daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve nitelikli bir yükseköğretim anlayışına katkı sunmayı amaçlamaktadır. YÖNETİCİ ÖZETİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN YÖNETİCİ ÖZETİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN