Logo

Türkiye'de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim Sorunu

Kategori: Analiz Raporları Tarih: 14 Nisan 2026

Yazarlar

Özet

Türkiye’de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin 4. sınıftan itibaren okul programlarında yer alması ve ilkokulun ilk üç yılında bu alanda bir dersin bulunmaması, din eğitimine erişim açısından önemli bir sınırlılık oluşturmaktadır. Bu durum, çocukların erken yaşlarda ortaya çıkan dini merak ve sorgulamalarının kurumsal olarak karşılanamamasına yol açmakta; meselenin gerekçeleri ve sonuçlarının çok yönlü biçimde ele alınmasını gerekli kılmaktadır.
 
Bu analiz raporu, DKAB dersinin ilkokulda başlama düzeyine ilişkin tartışmaları tarihsel, hukuki ve pedagojik çerçevede ele alarak mevcut uygulamayı kapsamlı biçimde değerlendirmektedir. Yapılan değerlendirmeler, söz konusu sınırlılığın açık bir hukuki ya da bilimsel temele dayanmadığını ortaya koyarken; uluslararası uygulamalar ve gelişim psikolojisi bulguları, erken çocukluk döneminde din ve ahlak eğitiminin uygun pedagojik yaklaşımlarla sunulabileceğine işaret etmektedir.
 
Rapor, mevcut uygulamanın dayandığı varsayımları sorgulayarak çocukların gelişim özellikleri ve eğitim ihtiyaçları temelinde bütüncül bir değerlendirme sunmaktadır. Bu çerçevede çalışma, ilkokulda din eğitimine erişim sorununu farklı boyutlarıyla ele almakta; hem konunun analitik çerçevesine katkı sağlamakta hem de eğitimciler, politika yapıcılar ve araştırmacılar için uygulanabilir öneriler ortaya koymaktadır.

İlgili İçerikler

Eğitim İzleme Raporu 2025

Eğitim, modern toplumların inşasında bireysel refahın artırılması, sosyal hareketliliğin sağlanması ve ulusal ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği adına tarihsel açıdan en stratejik araçlarından biri olarak kabul edilir. Bu nedenle eğitim sistemlerinin çıktıları ile işgücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki ilişki, toplumlarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’de her yıl milyonlarca gencin mezun olarak işgücü piyasasına katılması, bu ilişkinin niteliğini daha da kritik hale getirmekte ve eğitim ile istihdam arasındaki uyuma yönelik tartışmaları yoğunlaştırmaktadır.Eğitim İzleme Raporu, Türkiye’de eğitim sisteminin mevcut durumunu çok boyutlu bir çerçevede resmi veriler ışığında ele alıyor ve yıllık gelişmeleri izleyerek değerlendiriyor. Bu yıl raporun odağında eğitim-istihdam ilişkisi yer alıyor; eğitim sisteminin çıktıları, işgücü piyasasının talepleri ve bu iki alan arasındaki uyum güncel veriler ve uluslararası karşılaştırmalar ışığında inceleniyor.Rapor; okul öncesinden yükseköğretime, finansmandan eğitim ortamlarına, öğretmenlik mesleğinden eğitimdeki eşitsizliklere uzanan 12 bölümle Türkiye’de eğitimin kapsamlı bir görünümünü sunuyor. Her bölümde mevcut durum analiz ediliyor ve politika önerileri geliştiriliyor. Politika yapıcılar, araştırmacılar, eğitimciler ve eğitim gündemine ilgi duyan herkes için kapsamlı bir referans kaynak olan bu rapor, eğitim alanındaki tartışmalara veri temelli bir zemin kazandırıyor.

05 Mayıs 2026

Türkiye'de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim Sorunu

Türkiye’de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersinin 4. sınıftan itibaren okul programlarında yer alması ve ilk üç sınıfta böyle bir derse yer verilmemesi, ilkokullarda din eğitimine erişim açısından önemli bir sınırlılık oluşturuyor. Bu sınırlılığın gerekçe ve sonuçlarının sağlıklı analizi, meselenin çok yönlü biçimde ele alınmasını gerekli kılıyor.Bu analiz raporu, DKAB dersinin verilmeye başlandığı sınıf düzeyine ilişkin mevcut uygulamayı tarihsel, hukuki ve pedagojik boyutlarıyla inceliyor. Bu bağlamda, söz konusu sınırlılığın açık bir hukuki ya da bilimsel gerekçeye dayanmadığı; uluslararası uygulamalar ve gelişim psikolojisi bulgularının ise erken çocukluk döneminde din ve ahlak eğitiminin uygun pedagojik yaklaşımlarla verilebileceğine işaret ediyor.Rapor, mevcut yaklaşımı sorgulayarak ilkokulda din eğitimine erişim sorununu çok boyutlu biçimde değerlendiriyor ve eğitim politikalarına yönelik uygulanabilir öneriler sunuyor.Rapor tanıtımı EPAM Direktörü Prof. Dr. Ayhan Öz moderatörlüğünde; raporun yazarı Prof. Dr. Recep Kaymakcan tarafından gerçekleştirilecektir.Türkiye'de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim SorunuTarih: 5 Mayıs 2026, SalıSaat: 18:00Konum: İLKE VakfıKayıt için:

Türkiye’de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim Sorunu Rapor Sunumu Gerçekleşti

İLKE Vakfı Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) bünyesinde Prof. Dr. Recep Kaymakcan tarafından hazırlanan Türkiye’de İlkokullarda Din Eğitimine Erişim Sorunu başlıklı raporun tanıtımı İLKE Vakfı’nda gerçekleştirildi. Akademisyenler, eğitimciler, lisansüstü öğrenciler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla kamuoyuna sunulan rapor, Türkiye’de erken çocukluk ve ilkokul düzeyinde din eğitimine erişim meselesini akademik ve politika perspektifinden ele alarak mevcut durumu çok boyutlu bir çerçevede analiz etmektedir.Program, İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner’in selamlama konuşmasıyla başladı. Ardından İstanbul İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Ömer Avcı ile Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Öğretim Programları ve Materyalleri Daire Başkanı Hasan Özarslan’ın konuşmalarıyla devam etti. Bu konuşmaların ardından EPAM Direktörü Prof. Dr. Ayhan Öz ve raporun yazarı Prof. Dr. Recep Kaymakcan raporun tanıtımını gerçekleştirdi.“Erken çocuklukta din eğitimine ilişkin tartışmalar çoğu zaman veri temelli değil, ideolojik zeminde yürütülüyor.”Kaymakcan, sunumunda erken çocuklukta din eğitimine yönelik eleştirilerin büyük ölçüde veri temelli yaklaşımlardan ziyade ideolojik yaklaşımlara dayandığını ifade etti. Karşılaştırmalı eğitim politikaları açısından bakıldığında pek çok ülkede din eğitiminin erken yaşlarda sistematik biçimde sunulduğunu belirten Kaymakcan, Türkiye’nin bu alanda küresel eğilimlerin dışında kalmasının önemli bir politika boşluğuna işaret ettiğini vurguladı.“Erken çocuklukta en temel mesele, din eğitimine kurumsal erişimin sağlanmasıdır.”Din eğitimi tartışmalarında “erişim” ve “kalite” meselelerinin birbirinden ayrıştırılması gerektiğine dikkat çeken Kaymakcan, erken çocukluk döneminde temel meselenin öncelikle kurumsal din eğitimine erişimin sağlanması olduğunu belirtti. Türkiye’nin son yıllarda din eğitimi alanında önemli kurumsal gelişmeler kaydettiğini ifade eden Kaymakcan, buna rağmen erken çocukluk düzeyinde erişim eksikliğinin sistemin en kritik yapısal sorunlarından biri olduğunu dile getirdi.“Erken çocukluk dönemi, kişilik ve değer sisteminin temellerinin atıldığı kritik bir evredir.”Erken çocuklukta din eğitiminin, çocuğun gelişim düzeyine uygun içerik ve yöntemlerle verilmesi gerektiğini vurgulayan Kaymakcan, bu dönemin kişinin şahsiyetinin ve değer sisteminin temellerinin atıldığı kritik bir gelişim evresi olduğunu ifade etti. Bu süreçte kazanılan bilgi ve değerlerin kalıcı ve işlevsel olduğunun bilindiğini belirterek, nitelikli din eğitiminin kişinin ahlaki ve manevi gelişimine uzun vadeli ve olumlu katkılar sunacağını dile getirdi.“Çocukların varoluşsal sorulara yönelik doğal merakı pedagojik olarak desteklenmeli.”Çocukların erken yaşta bu alana yönelik doğal bir merak geliştirdiğini ve bu merakın pedagojik olarak desteklenmesinin kalıcı öğrenme açısından kritik olduğunu vurgulayan Kaymakcan, din eğitimi politikalarının veri temelli biçimde geliştirilmesi, müfredatın çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi ve öğretmen yetiştirme süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.Program, katılımcıların sorularının cevaplandığı değerlendirme bölümüyle sona erdi.