Logo

Türkiye’de Çocuk İşçiliği: Mevcut Durum ve Öneriler

Yazarlar

Özet

Bugün dünya genelinde milyonlarca çocuk çeşitli nedenlerle çalışma hayatı içerisinde yer almaktadır. Yetişkinlere göre birçok yönden çok daha kırılgan ve korunmaya muhtaç olan çocuklar çalışma hayatı içinde birçok nedenle zihinsel ve fiziksel açıdan zarar görmekte, gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayamamakta ve mevcut potansiyeli ortaya çıkarılamamaktadır. Bu olumsuz şartlar çocuğun esenlik halinde yaşama ve büyüme hakkını ihlal ettiği gibi, içinde bulunduğu dezavantajlı hal yetişkinlik çağında da nitelikli bir hayata sahip olmasına engel teşkil etmektedir. Çocuk işçilerin sosyo-ekonomik olarak toplumun en alt tabakasında yer alan yoksul ailelere mensup olduğu dikkate alındığında çocuk işçiliği sorununun toplumda var olan eşitsizliklerin devrederek devam ettiği döngüyü besleyen en önemli etkenlerden biri olduğu görülecektir. Çocuk işçiliği sorununun çözümüne dair ulusal ve uluslararası düzeyde birtakım çalışmalar yapılmakla birlikte sorunun kaynağında yer alan daha büyük yapısal nedenler ve sorunun çok yönlü karakteristiği dikkate alınmadığından bu çalışmalar çözüm noktasında yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma çocuk işçiliğinin nedenleri irdelemekte, mevcut durumu veriler ışığında tartışmakta ve sorunun çözümüne dair öneriler sunmaktadır.

İlgili İçerikler

Hukuk İzleme Raporu 2024

Hukuk, ülkenin gündeminde her zaman kendine yer bulan, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren ve yaşamın her alanında etkisini hissettiren bir alan olarak varlığını sürdürüyor. Hukukta yaşanan gelişmeler, reformlar, tartışmalar ve kurumsal düzenlemeler toplumsal, iktisadi ve siyasi dönüşümlerin en görünür yansımalarını taşıyor. Bu çerçevede hazırlanan Hukuk İzleme Raporu 2024, Türkiye’de hukuk sisteminin yıllık panoramasını disiplinlerarası bir bakışla sunuyor. Hukukun toplumsal, siyasal ve iktisadi boyutlarını bir arada ele alarak, adalet sisteminin güncel sorunlarını görünür kılıyor ve çözüm odaklı bir değerlendirme zemini oluşturuyor.Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından hazırlanan bu rapor, hukuk sisteminin yapısal işleyişini, temel hak ve özgürlüklerin korunma düzeyini ve adaletin kurumsal kapasitesini veriye dayalı biçimde analiz ediyor. Yargı bürokrasisinden yüksek yargı organlarına, insan haklarından ceza ve hukuk yargısına, idari yargıdan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine kadar geniş bir alanı kapsayan rapor, adli istatistikler ve güncel gelişmeler üzerinden hukuk alanının genel görünümünü ortaya koyuyor. Beş yıldır düzenli olarak yayımlanan bu rapor, hukukun toplumsal işlevini görünür kılmayı, güncel tartışmalara ışık tutmayı ve Türkiye’de hukuk gündemine dair kalıcı bir hafıza oluşturmayı amaçlıyor.Yönetici Özetini Buradan Okuyabilirsiniz

24 Aralık 2025

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından 2019 yılından bu yana düzenli olarak hazırlanan Hukuk İzleme Raporları, Türkiye’de hukuk sisteminin işleyişine ilişkin veriye dayalı, karşılaştırmalı ve uzun soluklu bir izleme çerçevesi sunmayı amaçlamaktadır. Adli istatistikler temelinde hazırlanan bu raporlar, hukukun yalnızca normatif boyutunun yanı sıra yargı pratiğini, kurumsal kapasiteyi ve yapısal eğilimleri de görünür kılmaktadır. Bu program, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün Ankara’daki rapor lansmanının ardından İstanbul’da gerçekleştirilecek tamamlayıcı ve tartışma odaklı bir buluşma olarak tasarlanmıştır.Programda, raporun temel bulguları aktarılmakla birlikte Hukuk İzleme çalışmalarının neden sürdürüldüğü, hangi ihtiyaca karşılık geldiği ve nasıl bir yöntemle yürütüldüğü de bütünlüklü biçimde ele alınacaktır. Bu yönüyle program, hukuk alanında süreklilik arz eden izleme çalışmalarının nasıl bir bilgi üretimi sağladığını ve bu bilginin kamusal tartışmalara nasıl taşınabileceğini ele almayı hedeflemektedir. Programa katılmak için:

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Görünümü Hukuk İzleme Raporları Çerçevesinde Tartışıldı

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM), Türkiye’de hukuk sisteminin güncel görünümünü tartışmak üzere “Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?” başlıklı semineri gerçekleştirdi. 24 Aralık 2025’te vakıf merkezinde düzenlenen programda, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün bulguları çerçevesinde hukukun işleyişi, mevcut eğilimler ve yapısal sorunlar rapor editörleri tarafından ele alındı.Seminerde ilk olarak Hukuk İzleme Raporu’nun hedefleri ve kapsamı paylaşıldı. Raporda hukuk alanının sosyoloji, siyaset ve iktisat gibi farklı disiplinlerle ilişkisi temel bir izleme çerçevesiyle değerlendirildiği vurgulandı. Sakarya Üniversitesi’nden Arş. Gör. Talha Erdoğmuş, Türkiye’de hukuk alanının izlenmesinde disiplinlerarası etkileşimden daha etkin yararlanılması ve disiplinlerarası işbirliğinin kurumsal olarak güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Erdoğmuş, hukuk izleme çalışmalarının sadece hukukun dar normatif boyutuyla sınırlı kalmayıp, sosyal bilimlerle kurulan bağ sayesinde daha kapsamlı bir politika analizine olanak sağladığını ifade etti.İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, hukuki uygulamalar ve toplumsal gerçeklik arasındaki çelişkilere işaret ederek konuşmasına başladı. Öner, cezasızlık algısıyla çelişen bir cezaevi nüfusu gerçeğimiz olduğunu ve yüz bin kişi başına düşen hükümlü sayısının Avrupa ve dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu aktardı. Ayrıca Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın ortaya çıkardığı ve giderek büyüyen bir “hukukçu işsizliği sorunu” bulunduğunu belirterek bu konunun hukuk eğitiminden istihdama uzanan geniş bir politika perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi.Sunumların ardından, programa katılan akademisyenler, bürokratlar, hukukçular, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti aktörleriyle birlikte Türkiye’de hukukun güncel sorunları ve çözüm yolları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Katılımcılar, raporun bulgularını tartışırken hukukun kurumsal kapasitesini güçlendirecek somut öneriler üzerinde görüşlerini paylaştı. Program, hukuk sisteminin daha şeffaf, etkin ve bütüncül bir izleme mekanizmasına kavuşturulmasına ilişkin önerilerle sona erdi.