Logo

Türkiye’de Çocuk İşçiliği: Mevcut Durum ve Öneriler

Yazarlar

Özet

Bugün dünya genelinde milyonlarca çocuk çeşitli nedenlerle çalışma hayatı içerisinde yer almaktadır. Yetişkinlere göre birçok yönden çok daha kırılgan ve korunmaya muhtaç olan çocuklar çalışma hayatı içinde birçok nedenle zihinsel ve fiziksel açıdan zarar görmekte, gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlayamamakta ve mevcut potansiyeli ortaya çıkarılamamaktadır. Bu olumsuz şartlar çocuğun esenlik halinde yaşama ve büyüme hakkını ihlal ettiği gibi, içinde bulunduğu dezavantajlı hal yetişkinlik çağında da nitelikli bir hayata sahip olmasına engel teşkil etmektedir. Çocuk işçilerin sosyo-ekonomik olarak toplumun en alt tabakasında yer alan yoksul ailelere mensup olduğu dikkate alındığında çocuk işçiliği sorununun toplumda var olan eşitsizliklerin devrederek devam ettiği döngüyü besleyen en önemli etkenlerden biri olduğu görülecektir. Çocuk işçiliği sorununun çözümüne dair ulusal ve uluslararası düzeyde birtakım çalışmalar yapılmakla birlikte sorunun kaynağında yer alan daha büyük yapısal nedenler ve sorunun çok yönlü karakteristiği dikkate alınmadığından bu çalışmalar çözüm noktasında yetersiz kalmaktadır. Bu çalışma çocuk işçiliğinin nedenleri irdelemekte, mevcut durumu veriler ışığında tartışmakta ve sorunun çözümüne dair öneriler sunmaktadır.

İlgili İçerikler

Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri

Türkiye son on yılda uluslararası öğrenci sayısındaki dikkat çekici artışla bütün dünyada en çok tercih edilen ilk on destinasyon arasına girmiştir. Bu gelişme, Türkiye’nin yükseköğretimde uluslararasılaşma hedefleri açısından önemli bir eşiğe işaret etmektedir. Bu hızlı niceliksel büyüme, uluslararası öğrencilerin eğitim ve yaşam deneyimlerinde nasıl bir karşılık bulmaktadır? Türkiye’nin küresel bir eğitim merkezi olma vizyonu; barınma koşulları, ayrımcılık algıları ve bürokratik süreçler gibi öğrenci deneyimini doğrudan etkileyen unsurlarla nasıl şekillenmektedir?Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri başlıklı bu rapor, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin eğitimden gündelik yaşama uzanan deneyimlerini kapsamlı bir çerçevede ele almaktadır. 2024–2025 akademik yılında 551 uluslararası öğrenciden elde edilen verilerle hazırlanan çalışma; Türkiye’yi tercih etme gerekçelerinden akademik uyum ve üniversiteye yönelik değerlendirmelere, sosyoekonomik koşullardan gelecek planlarına kadar uzanan çok boyutlu bir tablo sunmaktadır. Rapor, uluslararası öğrenciliğe ilişkin tartışmaları öğrenci deneyimleri üzerinden veri temelli bir bakışla değerlendirmeyi; üniversitelerden politika yapıcılara uzanan geniş bir paydaş kitlesi için daha kapsayıcı, sürdürülebilir ve nitelikli bir yükseköğretim anlayışına katkı sunmayı amaçlamaktadır.YÖNETİCİ ÖZETİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

27 Ocak 2026

Rapor Sunumu | Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) ile Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) işbirliğinde hazırlanan “Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri” araştırma raporu, kamuoyuna sunuluyor. Rapor, Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerin eğitim süreçleri, yaşam koşulları ve uyum deneyimlerini nicel anket araştırmasına dayalı olarak analiz etmektedir.Araştırma, uluslararası öğrencilerin Türkiye’yi tercih etme motivasyonlarından ekonomik koşullarına, akademik memnuniyet düzeylerinden karşılaştıkları yapısal sorunlara kadar geniş bir tematik alanı kapsamaktadır. Aynı zamanda yükseköğretimde uluslararasılaşma politikalarının mevcut durumuna ve geleceğine ilişkin veri temelli bir değerlendirme sunmaktadır. Bu yönüyle rapor, karar alıcılar, üniversite yönetimleri ve ilgili paydaşlar için analitik bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır. Program kapsamında gerçekleştirilecek rapor sunumunda, çalışmanın yöntemi, temel bulguları ve politika çıkarımları ayrıntılı biçimde ele alınacaktır. Sunumun ardından düzenlenecek basın toplantısı ile raporun öne çıkan tespitleri kamuoyu ile paylaşılacak, soru ve değerlendirmelere yer verilecektir.Program AkışıAçılış Konuşmaları• Abdullah Muhammed İslam – UDEF Başkanı• Av. Ahmet Sait Öner – İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı• Prof. Dr. Nevzat Şimşek – FSM Vakıf Üniversitesi RektörüRapor Sunumu• Doç. Dr. Elyesa Koytak – İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkan YardımcısıBasın Toplantısı 

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Görünümü Hukuk İzleme Raporları Çerçevesinde Tartışıldı

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM), Türkiye’de hukuk sisteminin güncel görünümünü tartışmak üzere “Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?” başlıklı semineri gerçekleştirdi. 24 Aralık 2025’te vakıf merkezinde düzenlenen programda, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün bulguları çerçevesinde hukukun işleyişi, mevcut eğilimler ve yapısal sorunlar rapor editörleri tarafından ele alındı.Seminerde ilk olarak Hukuk İzleme Raporu’nun hedefleri ve kapsamı paylaşıldı. Raporda hukuk alanının sosyoloji, siyaset ve iktisat gibi farklı disiplinlerle ilişkisi temel bir izleme çerçevesiyle değerlendirildiği vurgulandı. Sakarya Üniversitesi’nden Arş. Gör. Talha Erdoğmuş, Türkiye’de hukuk alanının izlenmesinde disiplinlerarası etkileşimden daha etkin yararlanılması ve disiplinlerarası işbirliğinin kurumsal olarak güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Erdoğmuş, hukuk izleme çalışmalarının sadece hukukun dar normatif boyutuyla sınırlı kalmayıp, sosyal bilimlerle kurulan bağ sayesinde daha kapsamlı bir politika analizine olanak sağladığını ifade etti.İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, hukuki uygulamalar ve toplumsal gerçeklik arasındaki çelişkilere işaret ederek konuşmasına başladı. Öner, cezasızlık algısıyla çelişen bir cezaevi nüfusu gerçeğimiz olduğunu ve yüz bin kişi başına düşen hükümlü sayısının Avrupa ve dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu aktardı. Ayrıca Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın ortaya çıkardığı ve giderek büyüyen bir “hukukçu işsizliği sorunu” bulunduğunu belirterek bu konunun hukuk eğitiminden istihdama uzanan geniş bir politika perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi.Sunumların ardından, programa katılan akademisyenler, bürokratlar, hukukçular, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti aktörleriyle birlikte Türkiye’de hukukun güncel sorunları ve çözüm yolları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Katılımcılar, raporun bulgularını tartışırken hukukun kurumsal kapasitesini güçlendirecek somut öneriler üzerinde görüşlerini paylaştı. Program, hukuk sisteminin daha şeffaf, etkin ve bütüncül bir izleme mekanizmasına kavuşturulmasına ilişkin önerilerle sona erdi.