Logo

Türkiye ve Avrupa'nın Suriyeli Sığınmacılara Karşı Yaklaşımı

Özet

Hanife Kutgi’nin kaleme aldığı "Türkiye ve Avrupa’nın Suriyeli Sığınmacalara Karşı Yaklaşımı" başlıklı Bilgi Analiz Suriyeli sığınmacıların Türkiye ve Avrupa’daki durumunu ortaya koyarak sığınmacılara karşı izlenen politikayı incelemektedir. Kutgi, çalışmanın ilk bölümünde Suriyeli sığınmacıların Türkiye’deki durumunu irdelemiş, çalışmanın ikinci bölümünde ise, mülteci krizinde Avrupa’nın tutumu ve mülteci krizinin çözümü hususunda Türkiye-Avrupa ilişkisine değinmiştir.

Analizinde Türkiye’nin beş yılı geride bıraktıktan sonra mülteci krizini artık daha sistematik bir şekilde yönetiyor olması gerektiğini vurgulayan Kutgi, Türkiye’nin misafirlik söylemini terk ederek sığınmacıların hukuki statüsünü netleştirmesi gerektiğinin altını çizmektedir.

İlgili İçerikler

İLKE Politika Önerileri 10 | Göç

İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı, bir sivil toplum kuruluşu olarak 40 yılı aşkın bir süredir bilgi, politika ve strateji üretiyor. İLKE olarak yaptığımız çalışmalarla bir taraftan sivil alanın nabzını tutuyor; bir taraftan da ülke meselelerinin daha derinlikli ve nitelikli kavranmasını sağlamaya çalışıyoruz. Eğitim, toplum, sivil toplum ve ekonomi alanlarını merkeze aldığımız çalışmalarımızı tüm ilgililerin istifadesine sunuyoruz. Türkiye tarih boyunca bir göç ülkesi olmuştur. Türkiye'nin 21. yüzyılda da hem iç göç hem dış göç olgularını titizlikle takip etmesi, yasal-kurumsal düzeyde göç yönetimini temel hak ve özgürlükler başta olmak üzere belli insani ve tarihsel ilkelere göre yapılandırması, göçle ilgili idari kayıtları ayrıntılı şekilde tutması ve şeffaf şekilde sunması, göçmenlerin yaşadığı veya yaşaması muhtemel ekonomik, sosyal ve kültürel entegrasyon sorunlarını odaklı ve sistematik şekilde ele alması şarttır. Bu politika dosyası, Türkiye'nin göçmen çocuklardan beyin göçüne, göçle ilgili gündem maddelerine dair tespit ve teklifler içerir. 

11 Mayıs 2022

Göç, Sanat Ve Kültürel Çeşitlilik Çalıştayı

Sanatın Göçü Projesi kapsamında düzenlenecek olan Göç, Sanat ve Kültürel Çeşitlilik Çalıştayı, İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı  konferans salonunda 11 Mayıs 2022 tarihinde gerçekleştirilecektir.Göç kültürel çeşitliliğin yeni mekanlara taşınması konusunda önemli bir etkiye sahiptir. Ev sahibi ülke dışarıdan gelen bu etki ile kültürel zenginliğini arttırmakta ve bu karşılaşmalardan yeni formlar, biçimler ve anlamlar çıkabilmektedir. Türkiye’de özellikle Suriye iç savaşından sonra gerçekleşen göç ile birlikte konu, siyaset, aeğitim, sağlık, ekonomi gibi farklı disiplinlerde uzun süredir tartışılmaktadır. Fakat uyum, entegrasyon, birlikte yaşamak gibi konuların kültür ve sanat ekseninden yeterince ele alındığını söylemek güçtür. Göç Sanat ve Kültürel Çeşitlilik Çalıştayı ile, göç ve kültür ve sanat arasındaki ilişki üzerine akademik bir tartışma ortamı oluşturarak göçmenlerin uyumuna yönelik daha etkin adımların atılmasına dair öneriler üretilecektir.Sanatın Göçü Projesi  kapsamında 11 Mayıs 2022'de düzenlenecek "Göç, Sanat ve Kültürel Çeşitlilik" konulu çalıştay, İLKE İlim Eğitim Kültür Vakfı konferans salonunda gerçekleştirilecektir.

Sanatın Göçü: Türkiye'ye Göç Eden Suriyeli Sanatçılar ve Kültürel Etkileşimler Projesi Kabul Edildi

Sanatın Göçü: Türkiye'ye Göç Eden Suriyeli Sanatçılar ve Kültürel Etkileşimler projesi kabul edildi.İLKE Vakfı hazırladığı yeni proje ile Suriye'den Türkiye'ye göç etmiş olan ve sanatın farklı alanlarında yetenekli Suriyeli sanatçıların Türkiye'ye göç hikayesi ve sanatlarını icra etmede yaşadıkları zorlukları ele alacak belgesel yapımı ve nitelikli göçmenlerin ön plana çıkartılması ile göçün aynı zamanda nitelik transferine de katkı sağladığı ortaya konulacak.Aynı zamanda, Türkiye'deki Suriyeli sanatçıların envanteri, çalışma alanları, Türkiye'deki öğrencileri ve Türkiyeli meslektaşları ile işbirlikleri de proje kapsamında ele alınarak kültürel etkileşimin zenginleştirici boyutunu gösterecek.Kültür ve Turizm Bakanlığı ortaklığı ile gerçekleştirilecek proje, İstanbul, Ankara, Gaziantep, Kilis illerinde uygulamaları ile nihayetinde Türk ve Suriyeli sanatçıların ortak sergi ve konseri ile etki alanı genişletilecek.