Logo

The Outlook of Palestine: Palestinian Society in Data Report - Arabic

Yazarlar

Özet

For decades, Palestine has endured the hardships of Israeli occupation. Since October 7, 2023, the violence perpetrated by the occupying regime has escalated to genocide, pushing the Palestinian issue to the forefront of global public opinion and raising urgent questions about Palestine and the actions of the occupying power.

 

What are Palestinians' longstanding administrative, economic, and social challenges? How has the occupation impacted Palestinian society, and how does that society continue to resist? This report, The Outlook of Palestine, seeks to answer these critical questions.

 

The report provides a comprehensive examination of Palestine’s socio-economic situation before October 7 and analyses the effects of Israeli occupation policies on Palestinian society. Using critical indicators in demography, economy, education, health, and labor, the report presents data that reveals both the structural challenges and the resilience within Palestinian society. Additionally, it explores the impact of Israel’s blockade and settlement policies on daily life in Palestine, the conditions of Palestinians in the diaspora, and the social consequences of the occupation.

 

The Outlook of Palestine report aims to be a resource for studies on Palestine worldwide. The primary purpose of this report is to meet the most basic need in the field of information in today’s world, where the liberation of Palestine requires the partnership of power, will, and knowledge.

 

Click here to access the English report

 

Click here to access the Turkish report

İlgili İçerikler

Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en hızlı demografik dönüşümünü yaşıyor. Doğurganlık hızı gerilerken yaşlı nüfus oranı artıyor; haneler küçülüyor, aile yapısı çeşitleniyor, nüfus belirli metropollerde yoğunlaşıyor. Demografik fırsat penceresi hızla kapanırken bu dönemi toplumsal bir kazanıma çevirmek için elimizdeki zaman daralıyor.Toplumun Görünümü raporlarının beşincisi olan bu çalışma, Türkiye’nin bu kritik eşiğini veri temelli bir perspektifle ele alıyor. Her yıl düzenli olarak yayımlanan rapor serisinde bu kez demografik ve toplumsal dönüşüm odağa alınıyor. Nüfustan aileye, sağlık ve yaşlanmadan eğitime, ekonomiden çalışma hayatına, refah ve eşitsizlikten göçe, hukuktan kültür ve sanata, uzanan 11 farklı alanda Türkiye’nin son yıllardaki dönüşümü temel göstergelerle analiz ediliyor. Rapor, salt durum tespitinin ötesine geçerek her alanda somut politika önerileri sunuyor.Toplumun Görünümü 2025, birbirinden bağımsız görünen ama birbirine bağlı toplumsal dinamikleri bütüncül bir çerçevede kavrama çabasının ürünüdür. Böylece yalnızca akademik araştırmalara değil daha adil ve müreffeh bir toplumun inşasında karar alıcılara ve uygulayıcılara da yol gösterici bir kaynak olmayı amaçlıyor.Toplumun Görünümü 2025 Yönetici ÖzetiToplumun Görünümü 2025 Yönetici Özeti (İngilizce)

19 Haziran 2026

Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm

Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi tarafından her yıl düzenli olarak yayımlanan Toplumun Görünümü serisi, Türkiye’nin sosyolojik fotoğrafını çekmeye devam ediyor. Bu kapsamlı araştırma dizisinin beşinci raporu olan "Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm" kamuoyuna sunuluyor!Türkiye, son yıllarda doğurganlık hızının tarihinin en düşük seviyelerine gerilemesiyle birlikte hızla yaşlanan bir toplum yapısına evrilmektedir. Demografik fırsat penceresinin hızla daraldığı, aile yapısının çeşitlendiği ve hanelerin küçüldüğü bu kritik geçiş döneminde yarının kamu politikalarını veriye dayalı ve sistematik analizlerle tartışmak üzere sizleri lansman ve panel etkinliğimize davet ediyoruz.Program İçeriğiRapor SunumuProf. Dr. Mehmet Fatih AysanPanel: Toplumsal Dönüşüm ve Türkiye'nin Demografik GeleceğiModeratör:· Prof. Dr. Mehmet Fatih AysanPanelistler:· Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt· Prof. Dr. Orhan Koçak· Prof. Dr. Emine Özmete Kayıt formu:

Türkiye'nin Demografik Geleceği "Toplumun Görünümü 2025" Raporu Tanıtıldı

İLKE Vakfı, "Toplumun Görünümü" araştırma dizisinin beşinci raporu olan "Toplumun Görünümü 2025: Demografik ve Toplumsal Dönüşüm" düzenlenen lansman ve panel programıyla kamuoyuna sundu. Vakfın Üsküdar'daki merkezinde gerçekleşen program, İLKE Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi Kurtuluş Öztürk'ün açılış konuşmasıyla başladı.Öztürk konuşmasında, İLKE Vakfı'nın eğitim, toplum ve iktisat gibi toplumun ihtiyaç duyduğu alanlarda araştırmalar yapan, veri temelli bilgi üreten ve bu bilgiyi politika yapıcılarla ve ilgili paydaşlarla paylaşan bir düşünce kuruluşu olarak görev yaptığını ifade etti. Vakfın üretimlerini bünyesindeki araştırma merkezleri üzerinden yürüttüğünü belirten Öztürk, "Nüfus düşüyor, yaşlanıyor, bir taraftan haneler küçülüyor; önemli bir değişim dönemi yaşıyoruz. Rapor, 'Türkiye'de neler oluyor?' sorusuna farklı alanlardan uzman hocalarımızın katkılarıyla cevap vermeye çalışıyor" dedi.Doğurganlık tarihinin en düşük seviyesindeRaporun sunumunu, editörlüğünü de üstlenen Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Aysan gerçekleştirdi. Aysan, raporda nüfus ve toplumsal değişime odaklandıklarını; nüfusun yaşlanması, doğurganlığın düşüşü ve aile yapısının değişimi üzerine çalıştıklarını belirtti. Raporun, Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından nüfustan hukuka, eğitimden kültür-sanata kadar 11 farklı alanda, ağırlıklı olarak TÜİK'in kamuya açık verileri kullanılarak hazırlandığını söyledi.Aysan, Türkiye'nin doğurganlık hızının tarihinin en düşük seviyelerine gerilediğine dikkat çekerek, ülkenin Ukrayna, Arjantin, Şili, Çin ve Güney Kore gibi doğurganlığı hızla düşen ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. Toplam doğurganlık hızının 2025'te 1,42 çocuğa kadar düştüğünü, İstanbul, İzmir ve Ankara gibi büyük illerde bu oranın 1,2'nin altına indiğini aktardı.Haneler küçülüyor, evlilik yaşı yükseliyorOrtalama hane büyüklüğünün 2010'ların başındaki 3,8 seviyesinden günümüzde 3,08'e gerilediğini, buna karşılık toplam hane sayısının arttığını belirten Aysan, aile yapısındaki dönüşüme dikkat çekti: "Özellikle tek kişinin yaşadığı hane halkı önemli. 2014 ile 2025 arasında, yani 11 yıl gibi kısa bir sürede yüzde 14'ten yüzde 21'e çıkmış durumda. Diğer taraftan çekirdek aile dediğimiz grup yüzde 45'lerden yüzde 37'ye düşmüş. Geniş aile ise yüzde 16'dan yüzde 13'e kadar gerilemiş."İlk evlenme yaşının kadın ve erkekte 30'lu yaşlara, eğitimli bireylerde daha da ileriye taşındığını belirten Aysan, bunun doğurganlığı etkileyen önemli bir etken olduğunu vurguladı."Yaşlanan toplum için daha fazla politika üretmeliyiz"Aysan, raporda aktif yaşlanma endeksinin de ele alındığını belirterek, bu endeksin Türkiye'de 30 iken Avrupa Birliği ortalamasının 37 civarında seyrettiğini söyledi. Aysan, "Bu da yaşlanan toplumun ihtiyaçları üzerine bizim daha fazla politika üretmemiz gerektiğini gösteriyor" dedi.Eğitim göstergelerindeki iyileşmeye de değinen Aysan, lisans mezunu oranının 2008'deki yüzde 9'dan yüzde 21'e, lise mezunu oranının yüzde 17'den yüzde 24'e yükseldiğini; buna karşılık ilkokul mezunu oranının yüzde 54'ten yüzde 43'e, okuma yazma bilmeyenlerin oranının ise yüzde 12'den yüzde 3'e düştüğünü aktardı. Bu göstergelerin OECD ve Avrupa Birliği ortalamalarına yaklaştığını ifade etti.Panelde Türkiye'nin demografik geleceği tartışıldıSunumun ardından "Toplumsal Dönüşüm ve Türkiye'nin Demografik Geleceği" başlıklı panel gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Fatih Aysan'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, Prof. Dr. Orhan Koçak ve Prof. Dr. Emine Özmete, raporun bulgularını farklı disiplinlerin penceresinden değerlendirdi. Panelistler; düşen doğurganlık, yaşlanan nüfus ve değişen aile yapısının kamu politikaları açısından yarattığı zorlukları ve fırsatları ele aldı.Program, katılımcıların soru ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.Rapora ve diğer "Toplumun Görünümü" raporları için: tıklayınız.