Logo
STK Konuşmaları 3 | STK’larda Eğitim İhtiyacı Analizi

STK Konuşmaları 3 | STK’larda Eğitim İhtiyacı Analizi

Kategori: STA Tarih: 18 Kasım 2017
19 Kasım 2017

Kurumsal Yönetim Akademisinin (KYA) yürüttüğü faaliyetlerden birisi de STK konuşmaları dizisidir. STK Konuşmalarında, STK’ların gündemini oluşturan ve etkileyen olaylar ve bu alandaki yeni gelişmeleri paylaşılmaktadır.

STK Konuşmalarının birincisi “STK’larda İtibar Yönetimi”, ikincisi ise “STK’larda Burs Uygulamaları” başlığında gerçekleştirildi. STK Konuşmalarının üçüncüsünde “STK’larda Eğitim İhtiyacı Analizi” ele alındı. Etkinliğin amacı sivil toplum alanındaki gelişmeler ve ihtiyaçlardan hareketle STK’ların eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve STK’ların 2018 yılı “eğitim planları” hazırlık çalışmalarına katkı vermektir. Bu amaçla düzenlenen etkinlik 18 Kasım’da İLKE Derneği binasında gerçekleşti. Programa STK’ların insan kaynakları ve eğitimden sorumlu temsilcileri katıldı.

Program Kurumsal Yönetim Akademisi Başkanı Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’un “STK’larda eğitim ihtiyacı analizi” sunumu ile başladı. Erdoğmuş sunumunda eğitim programlarının “eğitim ihtiyacı analizi”, “eğitim programının planlanması” ve “eğitim etkinliğinin ölçülmesi” aşamalarından oluştuğunu belirtti. Erdoğmuş, eğitim programları öncesi eğitim ihtiyaçlarının doğru belirlenmesi üzerinde durarak iki konunun önemini vurguladı. “Eğitim ihtiyacı analizi, öncelikle çalışanların performans ve verimliliğini artırmak için gereken eğitimlerin belirlenmesi için yapılır. Bu süreçte ikinci önemli konu ise çalışanların performans ve verimliliğinin artırılmasında kurumların yapması gereken düzenleme ve iyileştirilmelerin belirlenmesidir. Yani eğitim ihtiyacı analizinde kurumdan kaynaklanan eksiklikler ve kısıtlar ile kişilerden kaynaklanan eksiklikler ayrıştırılır. Eğitim ihtiyacı analizi ile, performans ve verimlilik artışı için sadece çalışanların hangi eğitimleri alması gerektiğinin belirlenmesi yetmez; aynı zamanda kurumların yapması gereken iyileştirmelerin belirlenmesi de gerekir. Çünkü, eğitimin başarısında kişilerin gelişimi kadar çalışma ortamının da alınan eğitimi uygulamaya hazır hale getirilmesi önemli” dedi.
Erdoğmuş, eğitim ihtiyacı ile ilişkili olarak, öğrenilen bilginin iş yerinde pratiğe aktarılmasında, eğitimde öğrenilen bilgi ve becerinin uygulanması için ortam hazırlanması ve destek verilmesinin önemli olduğunun altını çizdi. Kişilerin eğitim sonrası kurum içinde uygulama ortamı ve desteği görememesi durumunda eğitimin beklenen yararı sağlamadığı, hatta kişileri kurumdan soğutucu etki bile oluşturabileceğini vurguladı.

Erdoğmuş, kurumlarda eğitime verilen önem ve ciddiyetin göstergesi olarak şu hususun altını çizdi: Yıllık eğitim planı hazırlanması, yıl/dönem başlamadan faaliyet takvimine alınması, az veya çok miktarına bakmadan mutlaka gerçekçi bir bütçe oluşturulması ve yıl içinde de izlenmesi gerekir. Önemli olan önemli belgelerde yer alır ve önemli kaynak ona ayrılır. Aksi halde hergün ve her toplantıda eğitimin öneminden bahsetmek eğitime çok önem verildiği anlamına gelmez, hatta çok bahsedip yapmamak değersizleştirir.

Erdoğmuş, eğitim ihtiyacı analizi sürecinde eğitim planları için de veri toplandığını ifade ederek, özellikle eğitim ihtiyacının “bilgi”, “beceri” ve “istek/motivasyon” bakımından ne tür bir ihtiyaç olduğunun belirlenmesinin çok önemli olduğunun altını çizdi. İhtiyaç türüne göre eğitimin amacı, eğitim süresi ve eğitim yönteminin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğmuş, başarılı bir eğitim için eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinden sonra, ihtiyaçların tüm kurum çalışanları, yöneticiler, profesyonel çalışanlar ve gönüllüler gibi katılımcı gruplarına göre sınıflandırılması ve aşağıdaki başlıkları dikkate alarak bir eğitim planı oluşturulması gerektiğini belirtti. Bu konular:
 Konular
 Katılımcılar
 Yer
 Zaman
 Süre
 Yöntem
 İlkeler
 Araç-gereç
 Bütçe
Erdoğmuş, eğitim ihtiyacı analizine dayanılarak dönem başı yıllık eğitim planı hazırlandıktan sonra, yıl veya dönem içinde eğitimin uygulanması ve etkinliğinin ölçülmesi ile sürecin devam etmesi gereğini vurguladı.

Daha sonra STK’ların insan kaynakları ve eğitim faaliyetlerinden sorumlu temsilcileri ile STK’ların ne tür eğitim ihtiyaçları olduğu tartışmaya açıldı. Yapılan değerlendirme, görüş ve öneriler kapsamında aşağıdaki eğitim konuları öne çıktı:
• Kurumsal İletişim
• İnternet Teknolojileri
• Planlama becerisi
• Eğiticilerin eğitimi
• Kurum kültürünün paylaşımı
• İnsan kaynakları yönetimi
• Mali kaynak geliştirme
• Kaynakları etkin ve verimli kullanma
• Kurum içi iletişim
• Veri Güvenliği (Sistem ve kişisel verilerin korunması)
• Kurum içi bilgi yönetimi
• Gönüllü yönetimi
• Gençlerle ilişki ve iletişim

Program sonunda STK’ların ortak eğitim ihtiyaçları konusunda KYA’nın eğitimler düzenlemesi, ancak kurumların kendi ihtiyaçlarını da belirlemeleri ve buna gore eğitim planlarının oluşturulması üzerinde duruldu.

İlgili İçerikler

Türkiye’de Afet Yönetimi ve Sivil Toplum Kuruluşları Mevcut Durum ve Öneriler

2009 yılında Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulmasıyla birlikte; ülkemizde yeni bir afet yönetim modeli uygulamaya konulmuş olup getirilen bu model ile çalışmalar, kriz yönetiminden risk yönetimine evrilmiştir. Ancak afet yönetiminde STK’ların hizmetleri genel olarak afet sırasında ve sonrasında müdahale faaliyetleri çerçevesinde ele alınmıştır. STK’ların afet tecrübesi ile hem AFAD’ın hem de ana çözüm ortakları kurumlarının koordinasyon faaliyetlerine bakıldığında, son yıllarda her ne kadar ciddi çalışmalar yapılmış olsa da en son yaşanan Kahramanmaraş depremi, afet yönetiminde yeni adımların atılması gerektiğini göstermiştir. Türkiye’de afet yönetiminin ve STK‘ların mevcut durumunun ele alındığı bu analiz raporunda Türkiye’de afet yönetimi ve STK’ların yeri incelenmiştir. Sivil toplumun afet tecrübesi ele alındıktan sonra afetlerde koordinasyon ve STK iş birliğinin afete hazırlık aşamasından, afet yönetim sürecine, oradan afet sonrasında iyileştirme ve yeniden inşa aşamasına kadar niçin önemsenmesi gerektiği izah edilmiştir. Afetlerde kurumsal yapı ve koordinasyon, raporlama ve değerlendirme, arama kurtarma kapasitesi, sahaya intikal ve sahada çalışabilme, iletişim ve haberleşme, bağışların toplanması ve dağıtımı, CBS gibi araçların kullanımı gibi konulardaki zorluklar incelenmiştir. Analiz Raporu bu doğrultuda afet yönetimi ve STK’ların adaptasyonunda karşılaşılan yetersizlik alanlarını ve yol açtığı olumsuz etkilerin azaltılmasına yönelik öneriler sunmaktadır.

24 Ağustos 2021

STK'larda Öz Değerlendirme Modeli Proje Tanıtım Toplantısı

STK'larda Öz Değerlendirme Modeli Proje Tanıtım ToplantısıTarih: 24 Ağustos 2021Saat: 18.00Yer: Yenikapı Mevlevihanesi Merkezefendi Mah. Fatih Sultan Mehmet Üniversite Kampüsü, 34015 Zeytinburnu/İstanbulProgram Akışı18.00-19.00: Kokteyl19.00-20.00: ProgramLCV: 0507 998 83 38STK'larda Kurumsal Öz Değerlendirme Modeli, TODAM tarafından sivil toplum kuruluşlarının kapasite gelişimlerine katkı vermek amacıyla oluşturulmuş bir portaldır. Model içerisinde sivil toplum kuruluşlarının kurumsallaşmasında önemli olduğu düşünülen on temel başlığa dair konu anlatımları, bölüm tanıtım videoları ve PDF'leri, bölüm değerlendirme soruları ve değerlendirme önerileri bulunmaktadır. Sivil toplum kuruluşları hem istedikleri bölümler için kendilerini portal üzerinden değerlendirebilmekte hem de tüm başlıklar kapsamında kurumsal bir değerlendirme yapabilmektedirler. Değerlendirmeler kapsamında ise her başlık için okuma, izleme ve uygulama önerileri paylaşılmaktadır.

STK Konuşmaları 6 | Özgün STK Uygulamaları "İlk Fırsat"

06 Mayıs 2018STK Konuşmaları, STK’ların gündemini oluşturan ve etkileyen olayların STK temsilcileri ile interaktif bir şekilde tartışıldığı ve sivil toplum alanındaki iyi uygulamaların STK temsilcileri arasında bilinirliğinin artırılmasının hedeflendiği etkinliktir. Konuşmaların 6. serisinde Esas Sosyal tarafından hayata geçirilen "İlk Fırsat" programı özgün STK uygulaması kapsamında tanıtılmıştır. Etkinliğe Esas Sosyal Kurucu Direktörü Filiz Bikmen ve Esas Sosyal Program Koordinatörü Neslihan Yıldırım Meral katılmıştır.Etkinlikte genel olarak İlk Fırsat programının hayata geçirilme hikayesine, program ile nelerin hedeflendiğine, başvuru şartlarına ve 3 yıldır uygulamada olan programa ile alakalı verilere değinildi.Sabancı ailesinin ön ayak olması ile kurulan Esas Sosyal'in hayata geçirilen projesi olan "İlk Fırsat" ile üniversiteden mezun olan gençlerin işsizlik sorununa çözüm üretmek hedeflemektedir. Gençlerin üniversiteden mezun olarak iş hayatına attıkları ilk adımlarda işsizlik sorununu yaşamamaları için İlk Fırsat, programa dahil olan gençlere öncelikle planlama ve organize etme, yaratıcılık ve yenilikçilik, ilişki yönetimi, iletişim ve ikna, takım çalışması vb. eğitimler vermekte akabinde gençlerin önde gelen STK'larda istihdam edilmesi sağlamaktadır. Program gençlerin işsizlik sorununa çözüm üretirken aynı zamanda ülkemiz sivil toplumunun ihtiyaç duyduğu kalifiye istihdam açığını kapamakta önemli rol oynamaktadır ek olarak program istihdam edilen gençlerin 12 ay boyunca tüm maliyetleri de yine İlk Fırsat programı tarafından karşılanmaktadır.Program, üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının bir mesele haline geldiği bu günlerde hem gençlere iş kapısını açması hem de sivil toplumun ihtiyaç duyduğu eğitimli, donanımlı ve sivil toplumda görev almayı düşünen gençlerin bu kanallara iletilmesine vesile olması sebebiyle oldukça önemli eksiklikleri gidermektedir.Program ile alakalı bir diğer önemli husus başvuru sürecinin sistematik ve oldukça bilinçli ilerlemesidir. son 3 yıl içerisinde 5000'den fazla başvuru alan programda başvurular öncelikle değerlendirme aşamasından geçmekte akabinde başvuranlar ile online mülakatlar yapılmakta son aşamada kişilik envanteri ve yüz yüze mülakatın ardında başvuranlar ilgili ilanlara yönlendirilmektedir. Bu süreç ile sivil toplum alanına gerçekten ilgili kişilerin alakalı ilanlara yönlendirilmesine kısacası doğru ilana doğru kişinin yönlendirilmesine olanak tanınmaktadır. 3 yıl içerisinde bu süreci tamamlayanların halen işlerine devam etme oranının %97.25 olması istihdam süresinin ne kadar dikkatli yapıldığının bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır.Oldukça samimi bir ortamda geçen etkinlikte sayın Bikmen'in sivil toplum alanında uzun yıllara dayanan tecrübesi ve bu alana yaptığı katkının bilinmesi hasebiyle İlk Fırsat'ı tanımanın yanında katılımcı STK temsilcileri kendisine oldukça fazla soru yöneltti.Özgün STK uygulaması konusunda 5 Mayıs 2018 tarihinde İLKE Derneğinde gerçekleştirilen STK Konuşmalarının 6. serisi Kurumsal Yönetim Akademisi Yürütme Kurulu Üyesi Ömer Faruk Aydemir'in Sayın Filiz Bikmen'e ve Kurumsal Yönetim Akademisi Linsansüstü Araştırma Asistanı Merve Bircan'ın da Neslihan Yıldırım'a plaket takdimi ve aile fotoğrafı çekimi ile etkinlik sona erdi.