Logo

Hukuk Eğitimi Öğrencilerin Görüş ve Deneyimleri

Yazarlar

Özet

Hukuk eğitimi son yirmi senede yeni açılan fakülteler ve yükselen kontenjanlar nedeniyle hızla genişlemiş; ayrıca her toplumsal tabakadan gelen öğrencilere açılmıştır. Bu hızlı değişim sürecinde, her sene yaklaşık 16 bin mezun veren hukuk fakülteleri ile hukuk meslekleri piyasası arasındaki eski köprülerin vadettiği hızlı, sorunsuz ve kazançlı geçiş artık yaşanmamaktadır. Genç avukatların mesleğe tutunma zorlukları, eski köprülerin artık işlevsiz olduğunun işaretidir.

Bu rapor, hukuk sosyolojisi alanında çalışmalar yürüten Dr. Öğr. Üyesi Elyesa Koytak’ın yürüttüğü bir anket araştırmasının temel bulgularını içeriyor. Araştırma, hukuk eğitimiyle meslek arasındaki köprülerin aşındığı güncel bağlamda, hukuk eğitiminin bizzat öğrenciler tarafından nasıl deneyimlendiğine odaklanıyor. Derse katılımdan akademisyenlerle ilişkiye, mesleğe hazırlıktan sosyalleşme örüntülerine, “hukuk nosyonu” tanımlarından Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’na kadar öğrencilerin hayatında olan olgular bütüncül şekilde değerlendiriliyor.

Hukuk mezunlarının, hukuk diplomasının öteden beri vadettiği kazanç, itibar ve kariyer gibi toplumsal nimetlere eskisi kadar hızlı erişememesinin nedeni mezun sayısının artması mı? Yoksa yeni mezunları kapsayacak, onları nitelik ve becerilerine göre ilerletecek, yetkinleşme imkanları sunacak meritokratik mekanizmaların eğitim ve meslek piyasalarında olmaması mı? Bu soruların peşinde bu rapor, fakülteler arasındaki prestij hiyerarşisinde halen en tepede olan hukuk fakültesinin ve meslekler arasında halen itibarı yüksek olan hukuk mesleklerinin, kendi işleyiş, dönüşüm, ihtiyaçlarını doğru tanıyarak daha adil ve hakkaniyetli bir hukuk alanının inşa edilmesinde oynayacakları role katkıda sunmayı amaçlıyor.

İlgili İçerikler

Hukuk İzleme Raporu 2024

Hukuk, ülkenin gündeminde her zaman kendine yer bulan, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren ve yaşamın her alanında etkisini hissettiren bir alan olarak varlığını sürdürüyor. Hukukta yaşanan gelişmeler, reformlar, tartışmalar ve kurumsal düzenlemeler toplumsal, iktisadi ve siyasi dönüşümlerin en görünür yansımalarını taşıyor. Bu çerçevede hazırlanan Hukuk İzleme Raporu 2024, Türkiye’de hukuk sisteminin yıllık panoramasını disiplinlerarası bir bakışla sunuyor. Hukukun toplumsal, siyasal ve iktisadi boyutlarını bir arada ele alarak, adalet sisteminin güncel sorunlarını görünür kılıyor ve çözüm odaklı bir değerlendirme zemini oluşturuyor.Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından hazırlanan bu rapor, hukuk sisteminin yapısal işleyişini, temel hak ve özgürlüklerin korunma düzeyini ve adaletin kurumsal kapasitesini veriye dayalı biçimde analiz ediyor. Yargı bürokrasisinden yüksek yargı organlarına, insan haklarından ceza ve hukuk yargısına, idari yargıdan alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine kadar geniş bir alanı kapsayan rapor, adli istatistikler ve güncel gelişmeler üzerinden hukuk alanının genel görünümünü ortaya koyuyor. Beş yıldır düzenli olarak yayımlanan bu rapor, hukukun toplumsal işlevini görünür kılmayı, güncel tartışmalara ışık tutmayı ve Türkiye’de hukuk gündemine dair kalıcı bir hafıza oluşturmayı amaçlıyor.Yönetici Özetini Buradan Okuyabilirsiniz

24 Aralık 2025

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından 2019 yılından bu yana düzenli olarak hazırlanan Hukuk İzleme Raporları, Türkiye’de hukuk sisteminin işleyişine ilişkin veriye dayalı, karşılaştırmalı ve uzun soluklu bir izleme çerçevesi sunmayı amaçlamaktadır. Adli istatistikler temelinde hazırlanan bu raporlar, hukukun yalnızca normatif boyutunun yanı sıra yargı pratiğini, kurumsal kapasiteyi ve yapısal eğilimleri de görünür kılmaktadır. Bu program, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün Ankara’daki rapor lansmanının ardından İstanbul’da gerçekleştirilecek tamamlayıcı ve tartışma odaklı bir buluşma olarak tasarlanmıştır.Programda, raporun temel bulguları aktarılmakla birlikte Hukuk İzleme çalışmalarının neden sürdürüldüğü, hangi ihtiyaca karşılık geldiği ve nasıl bir yöntemle yürütüldüğü de bütünlüklü biçimde ele alınacaktır. Bu yönüyle program, hukuk alanında süreklilik arz eden izleme çalışmalarının nasıl bir bilgi üretimi sağladığını ve bu bilginin kamusal tartışmalara nasıl taşınabileceğini ele almayı hedeflemektedir. Programa katılmak için:

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Görünümü Hukuk İzleme Raporları Çerçevesinde Tartışıldı

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM), Türkiye’de hukuk sisteminin güncel görünümünü tartışmak üzere “Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?” başlıklı semineri gerçekleştirdi. 24 Aralık 2025’te vakıf merkezinde düzenlenen programda, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün bulguları çerçevesinde hukukun işleyişi, mevcut eğilimler ve yapısal sorunlar rapor editörleri tarafından ele alındı.Seminerde ilk olarak Hukuk İzleme Raporu’nun hedefleri ve kapsamı paylaşıldı. Raporda hukuk alanının sosyoloji, siyaset ve iktisat gibi farklı disiplinlerle ilişkisi temel bir izleme çerçevesiyle değerlendirildiği vurgulandı. Sakarya Üniversitesi’nden Arş. Gör. Talha Erdoğmuş, Türkiye’de hukuk alanının izlenmesinde disiplinlerarası etkileşimden daha etkin yararlanılması ve disiplinlerarası işbirliğinin kurumsal olarak güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Erdoğmuş, hukuk izleme çalışmalarının sadece hukukun dar normatif boyutuyla sınırlı kalmayıp, sosyal bilimlerle kurulan bağ sayesinde daha kapsamlı bir politika analizine olanak sağladığını ifade etti.İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahmet Sait Öner, hukuki uygulamalar ve toplumsal gerçeklik arasındaki çelişkilere işaret ederek konuşmasına başladı. Öner, cezasızlık algısıyla çelişen bir cezaevi nüfusu gerçeğimiz olduğunu ve yüz bin kişi başına düşen hükümlü sayısının Avrupa ve dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu aktardı. Ayrıca Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’nın ortaya çıkardığı ve giderek büyüyen bir “hukukçu işsizliği sorunu” bulunduğunu belirterek bu konunun hukuk eğitiminden istihdama uzanan geniş bir politika perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi.Sunumların ardından, programa katılan akademisyenler, bürokratlar, hukukçular, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti aktörleriyle birlikte Türkiye’de hukukun güncel sorunları ve çözüm yolları üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapıldı. Katılımcılar, raporun bulgularını tartışırken hukukun kurumsal kapasitesini güçlendirecek somut öneriler üzerinde görüşlerini paylaştı. Program, hukuk sisteminin daha şeffaf, etkin ve bütüncül bir izleme mekanizmasına kavuşturulmasına ilişkin önerilerle sona erdi.