Logo
YDS 5 | Sasani Tarihi ve Yönetim Düşüncesi

YDS 5 | Sasani Tarihi ve Yönetim Düşüncesi

Kategori: STA Tarih: 17 Kasım 2018
17 Kasım 2018

Yönetim Düşüncesi seminerlerinin beşincisi “Sasani Tarihi ve Yönetim Düşüncesi” konusuyla, 17 Kasım 2018 saat 16.00-18.00 arasında İLKE Derneğinde gerçekleşti. Seminerin konuğu Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turhan Kaçar oldu.
Seminerde öne çıkan hususlar şu şekildedir:
• Sasani tarihi İslam öncesi Türk tarihi ile çok alakalı.
• Tarihlerinin bir dönemlerinde Üsküdar’a kadar gelmiş, Anadolu’nun önemli bir kısmı Sasani idaresine girmiştir.
• Türkçe’de İran tarihi ile ilgili kitap yok bu büyük bir eksiklik.
• Sasani tarihiyle ilgili belgeleri anlayabilmek için Farsça bilmeye gerek yok. Çünkü yunan-roma ve islam kaynakları ile tarihle ilgili bilgiler edinilebiliyor. Bu eserlerde sadece siyasi tarih değil, kültürel tarih toplumsal tarih gibi pek çok bilgiye ulaşılabilir. Sasani tarihi çalışabilmek için yunan ve latin kaynaklarına ihtiyaç var. Sasanilerin kendilerinin oturup yazdıkları bir tarihi yok. En kapsamlı Sasani tarihini Taberi’ye borçluyuz.
• Sasaniler klasik Romalıların gözünde devletleri olan barbarlar. Biraz daha farklı görünüyorlar.
• Sasani Devleti merkeziyetçi bir devlet. Sasanilerin merkeziyetçiliğinin onları iktidara getirdiğini söyleyen bir görüş var ve bu tarihçiler arasında çok temeldir.
• Sasani devleti farklı ailelerden meydana gelmiş bir konfederasyon. Bu merkeziyetçiliğe karşı yapılmış bir karşı görüştür.
• İran arkeolojisi üzerine çalışmalar var. Yapılan kanal, sulama projeleri vs merkezi yapı olmadan gerçekleştirilemeyeceğini varsayan görüşler var.
• Sasani tarihinin en önemli ilişkilerinden biri Roma iledir. Bu ilişki 3 safhada ele alınabilir. Çatışma, uyum ve çatışma, barış, kuşku ve savaş. Uyum zamanında her iki tarafın kendi problemleri var bu nedenle uyumlular. Ama 500’den sonra tekrar çatışma başlıyor.
• I. Ardeşir Sasanilerin kurucusudur. Neden Sasani dendiğini bilmemekle beraber bu konuda birkaç teori var. Bir ihtimale göre Sasan diye biri var, Ardeşir’in dedesi. Başka bir hikaye de, Sasan Suriye’de bir Finike tanrısının ismi.

Program Kurumsal Yönetim Akademisi Başkanı Prof.Dr. Nihat Erdoğmuş’un Prof. Dr. Turhan Kaçar’a plaket takdimi ile sona erdi.

İlgili İçerikler

24 Aralık 2025

Türkiye’de Hukuk Sisteminin Güncel Tablosu: Hukuk İzleme Raporları Ne Söylüyor?

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) tarafından 2019 yılından bu yana düzenli olarak hazırlanan Hukuk İzleme Raporları, Türkiye’de hukuk sisteminin işleyişine ilişkin veriye dayalı, karşılaştırmalı ve uzun soluklu bir izleme çerçevesi sunmayı amaçlamaktadır. Adli istatistikler temelinde hazırlanan bu raporlar, hukukun yalnızca normatif boyutunun yanı sıra yargı pratiğini, kurumsal kapasiteyi ve yapısal eğilimleri de görünür kılmaktadır. Bu program, Hukuk İzleme Raporu 2024’ün Ankara’daki rapor lansmanının ardından İstanbul’da gerçekleştirilecek tamamlayıcı ve tartışma odaklı bir buluşma olarak tasarlanmıştır.Programda, raporun temel bulguları aktarılmakla birlikte Hukuk İzleme çalışmalarının neden sürdürüldüğü, hangi ihtiyaca karşılık geldiği ve nasıl bir yöntemle yürütüldüğü de bütünlüklü biçimde ele alınacaktır. Bu yönüyle program, hukuk alanında süreklilik arz eden izleme çalışmalarının nasıl bir bilgi üretimi sağladığını ve bu bilginin kamusal tartışmalara nasıl taşınabileceğini ele almayı hedeflemektedir. Programa katılmak için:

“Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri” Kamuoyuyla Paylaşıldı

İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) ve Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) iş birliğiyle hazırlanan rapor, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nde düzenlenen tanıtım toplantısıyla açıklandı. Rapor, Türkiye’nin dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip 8. ülke olduğunu ortaya koyarken, öğrencilerin yaşam memnuniyeti ve karşılaştıkları temel sorunlara dair çarpıcı veriler sundu.Türkiye’nin yükseköğretim alanında küresel bir merkeze dönüşme vizyonuna katkı sunmak amacıyla hazırlanan "Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri Araştırma Raporu", 27 Ocak 2026 Salı günü FSMVÜ Gülhane Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen lansman programıyla kamuoyuna duyuruldu. Akademi, sivil toplum ve basın dünyasından isimlerin katıldığı toplantıda, 551 uluslararası öğrenciyle yapılan saha araştırmasının sonuçları değerlendirildi."Kıymetli Bir İş Birliği"Toplantının açılışında konuşan İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sait Öner, raporun akademi ve sivil toplumun ortak aklıyla ortaya çıktığını vurguladı. Öner, "Bugün burada çok kıymetli bir iş birliğinin sonuçlarını paylaşıyoruz. Elde edilen bulgular, Türkiye'nin uluslararası öğrenci politikalarına ve misafir öğrencilerimizin yaşam kalitesine olumlu katkılar sunacaktır" ifadelerini kullandı."İnsanı Merkeze Alan Bir Yaklaşım Benimsiyoruz"UDEF Başkanı Abdullah Muhammed İslam ise Türkiye'deki uluslararası öğrenci sayısının son 10 yılda 70 binden 350 bine ulaştığına dikkat çekti. İslam, "Yaklaşık 20 yıldır bu alanda çalışıyoruz. Uluslararası öğrencilere sadece bir 'öğrenci' mesafesinde yaklaşmadık; kültürümüz ve tarihimiz gereği insanı merkeze alan bir ev sahipliği gayreti içindeyiz" dedi.Ev sahibi FSMVÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe de üniversite olarak böyle kapsamlı bir çalışmanın sunumuna ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.Rapor Sunumu: Memnuniyet Yüksek, Barınma Sorunu Öncelikli Raporun detaylı sunumunu gerçekleştiren İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve rapor yazarı Doç. Dr. Elyesa Koytak, Türkiye'nin uluslararası öğrenci hareketliliğinde büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti.Doç. Dr. Koytak'ın sunumunda öne çıkan temel bulgular şunlar oldu:Tercih Nedenleri: Öğrencilerin Türkiye'yi tercih etmesinde %50 ile "dini yakınlık" ve %46 ile "eğitim kalitesi" ilk sıralarda yer alıyor.Memnuniyet Düzeyi: Öğrencilerin %55’i Türkiye’deki yaşamından memnun olduğunu belirtirken, %53’ü yaşam koşullarını kendi ülkelerine kıyasla daha iyi buluyor.Temel Sorunlar: Rapora göre öğrencilerin yaşadığı en büyük zorlukların başında "barınma" geliyor. Bunu "ayrımcılık" ve "ikamet izni süreçleri" takip ediyor.Gelecek Planları: Öğrencilerin %43,9’u Türkiye’de eğitim almayı başkalarına tavsiye edeceğini belirtiyor.Toplantı, raporun bulguları üzerinden yapılan soru-cevap bölümü ve hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.