Logo
Sivil Toplum Kuruluşları Zirve'de Bir Araya Geldi

Sivil Toplum Kuruluşları Zirve'de Bir Araya Geldi

Kategori: STA Tarih: 21 Mayıs 2022

Sivil Toplum Zirvesi, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezinde gerçekleşti. Sivil toplum ödüllerinin sahiplerini bulduğu zirvede “Geleceğin Türkiyesinde Sivil Toplum” raporunun ön sunumu, “Geleceğin Sivil Toplumunda Gençlik” ve “Sivil Toplumda Yeni Yönelimler” panelleri de yer aldı.

 

Sivil Toplum Zirvesi İLKE Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Halit Bekiroğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı. Bekiroğlu konuşmasında İLKE Vakfı ve üye kurumlarının faaliyetlerinden bahsettikten sonra Türkiye’de Sivil Toplumun son durumundan bahsederek, “İktidar olmak sadece siyasi ve iktisadi bir güçle gerçekleşmiyor, kültürel alanda ve sivil toplumda da bu gücü desteklemek gerekiyor.” şeklinde konuştu.


Halit Bekiroğlu’ndan sonra söz alan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Sivil olabilmek için özgür olmamız gerekmektedir. Özgür olmak demek, gelirlerimizin giderlerimizin ve faaliyetlerimizin de özgür ve bağımsız olması demektir. Bu olursa gerçekten sivil ve özgür olabiliriz” dedi.


Sivil Toplum Ödülleri Sahiplerini Buldu


Açılış konuşmalarının ardından bu yıl ilk kez verilen sivil toplum ödülleri sahiplerini buldu. Yenilikçi STK Ödülüne, Mülteciler ve Sığınmacılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği; Öne Çıkan Faaliyet Ödülüne, Assalam Derneği Afrika Kafe; Gönüllülük Ödülüne, TOÇEV Başkanı Ebru Uygun layık görüldü. Ödüller sahiplerine sırasıyla Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve Prof. Dr. Lütfi Sunar tarafından verildi.


Yenilikçi STK Ödülünü Mülteciler Derneği adına alan Zafer Söğütçü, “Memleketlerinden ayrılmak zorunda kalan kişilerin bir imtihanı var, bizlerin de onlarla imtihanı var. Bu imtihanı en iyi şekilde atlatmak ve yönetmek için böyle bir dernek kurmak istedik.” diyerek ödüle layık görüldüğü için teşekkür etti.


Öne çıkan faaliyet ödülünü Assalam Derneği adına ödülü alan Nazan Yalçınkaya, “Kendi kaynağını üretmeden bir STK’nın devam etmesi çok zor. Birçok ülke gezdik ve birçok kurumun bu ülkelerde nasıl faaliyet gösterdiklerini inceledik. Bu şekilde gençlik ve eğitim programları ve modelleri geliştirdik. Bunu sivil insanlarla yaptık. Hep beraber başardık.” dedi.


Törende son ödül olan Gönüllülük Ödülüne layık görülen TOÇEV Başkanı Ebru Uygun, bu ödülün kendisi için çok kıymetli olduğunu ifade ederek sivil toplumun paylaşmak anlamına geldiğini ifade etti.

 

Geleceğin Türkiyesinde Sivil Toplum


Ödül töreni sonrasında Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş ve Prof. Dr. Lütfi Sunar, hazırlamakta oldukları Geleceğin Türkiyesinde Sivil Toplum raporunun ön sunumunu gerçekleştirdiler.


Sunumda ilk söz alan Lütfi Sunar, raporda sivil toplumu genel olarak dernek ve vakıf yoğunluklu ele aldıklarını dile getirdi. Devlet ne kadar güçlü ve kalkınmış olursa olsun toplumlarda en görünmez kişiye ulaşma imkanının Sivil toplumda olduğunu ifade eden Sunar, Sivil toplumun bu anlamda toplum için ne kadar önemli olduğundan bahsetti.


Türkiye’de sivil toplumun geçirdiği evreleri ele alan Lütfi Sunar, kısıtlayıcı kanunlarla sınırlanan sivil toplumun 2000’li yıllar sonrasında hukuki olarak yapılandırmalar ile iyileşme yaşadığını ve STK’ların daha kolay faaliyet alanı bulabildiğini aktardı. Dijitalleşme ve Covid-19 sonrası yaşanan gelişmelerden bahseden Lütfi Sunar, yeni sosyal örgütlenme modelleri ve yeni ilişki evreni hakkında daha fazla düşünmenin zamanı geldiğini belirterek sözü Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş’a verdi.


Nihat Erdoğmuş sivil toplum kuruluşlarının değişen yapısı ve yönelimlerini ele aldığı sunumunda, günümüzde yaşadığımız değişimleri kamu ve özel sektör gibi STK’ları da derinden etkilediğini ifade etti. Dış çevredeki değişimlerin ve kurumsal yapılardaki ihtiyaçların kurumsallaşma ve profesyonel çalışmaya ilgiyi artırdığını belirterek dijitalleşme ve benzeri yeniliklerin yeni örgütlenme biçimleri ortaya çıkardığını söyledi. Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, son olarak maddeler halinde STK’lar için önerilerini ve değerlendirmelerini sunarak sözlerine son verdi.


Geleceğin Sivil Toplumunda Gençlik Paneli


Sivil toplum kuruluşlarına genç katılımı arttırmak ve gençlerin gelecek ve kariyer planlarında sivil topluma yer vermelerini sağlamak amacıyla öncü çalışmalar, rol model olabilecek fikir ve katılımlar ile toplumun dönüşümü, gençlerin bu dönüşümde daha fazla rol almasını destekleyen proje ve girişimler “Geleceğin Sivil Toplumunda Gençlik” oturumunda ele alındı.


Erol Erdoğan’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde Usturlab Atölye’den Sümeyye Ceylan, OkulDışı’ndan Yavuz Yiğit, İyilikhane Çocuk Derneği’nden Zeynep Sena Soyyiğit, Uluslararası Genç Derneği’nden Süleyman Ragıp Yazıcılar konuştu.


Sivil Toplumda Yeni Yönelimler Paneli


Değişen ve dönüşen dünyada toplumun ihtiyaçlarını en yakından takip eden STK’ların, değişimin getirdiği yeniliklerle birlikte geleceğin ihtiyaçlarına odaklanarak faaliyet ve uygulamalarındaki yeni yönelimler ortaya koyuldu.


Prof. Dr. Ömer Torlak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Lütfi Arslan ve İslam Dünyası STK’ları Birliğinden (İDSB) Av. Ali Kurt söz aldı.


Mehmet Lütfi Arslan konuşmasında devletçi elitler ve siyasetçi elitlerin politika, ekonomi ve kültür kavgasında arada kaynamış bir sivil toplum olduğunu ifade etti. Günümüzde devletçi ve siyasi elitlerin ötesinde teknoloji elitlerin ön plana çıktığını dile getirdi ve teknoloji elitleri üretilmesine ihtiyacımız olduğunu söyledi.


M. Lütfi Arslan’dan sonra söz alan Av. Ali Kurt sivil toplum kavramının çağın yükselen bir değeri olduğunu ifade etti. STK’ların temel felsefesinin kar amacı gütmemek oldunu söyleyen Ali Kurt, son dönemlerde kaynak ihtiyacının daha derin bir şekilde öne çıktığını belirtti. Kamu kurumları ve Sivil Toplum ilişkileri üzerine değerlendirme yapan Kurt, Sivil Toplum’un gerçekten hükümet dışı kalabilmesi gerektiğini belirterek, Sivil toplumun ancak bu şekilde sivil kalabileceğini söyledi.

Galeri

İlgili İçerikler

Türkiye’de Vatandaşların ve Sivil Toplum Örgütlerinin Kamusal Kararlara Katılımı

Modern demokrasinin iki yüz yılı aşan deneyimi güçlü bir demokratik sistemin ancak güçlü ve siyasi karar alma mekanizmalarıyla diyalog içinde olan bir sivil toplum örgütlenmesi ile mümkün olduğuna işaret ediyor. Bu çalışmanın amacı; Türkiye’de önemli sivil toplum aktörleri arasında yer alan sivil toplum örgütlerinin (STÖ) karar alma süreçlerinde oynadıkları rolü mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde ele alarak bir durum tespiti yapmak ve bu tespitten hareketle geleceğe yönelik sivil toplum katılımını güçlendirecek önerilerde bulunmaktır.Rapor, STÖ’lerin karar alma süreçlerine katılımı konusunda uluslararası ve ulusal düzenlemeler temelinde geliştirilen bir metodolojik yaklaşım temelinde yasama organı, merkezi idare ile yerel yönetimler düzeylerinde katılımla ilgili mevcut durum ve sorunları ele almaktadır.

24 Nisan 2021

STK Konuşmaları 15 | Ömer Çaha

Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM) çatısı altında faaliyetlerine devam eden Kurumsal Yönetim Akademisi (KYA), STK Konuşmaları’nın 15.sini Prof. Dr. Ömer Çaha ile birlikte gerçekleştiriyor. Program 24 Nisan Cumartesi günü, saat 13.00'da düzenlenecek. “Türkiye’de Sivil Toplum Geleneği” başlıklı programda sivil toplum kavramının anlamı ve Türkiye’deki karşılığı; sivil toplum olgusunun tarihsel kökeni ve bu mirasın günümüzdeki durumu konuşulacak.  Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü mezunu olan Ömer Çaha Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans eğitimini tamamladı ve aynı üniversitede doktoraya başladı. Halihazırda İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde öğretim üyesidir. Sivil toplumla alakalı mühim çalışmalara imza atan Çaha’nın kaleme aldığı eserlerden bazıları şunlardır: Sivil Toplum, Aydınlar ve DemokrasiSivil Kadın: Türkiye'de Kadın ve Sivil ToplumAşkın Devletten Sivil ToplumaAçık Toplum YazılarıFransa'da İslam Karşıtlığı ve Laisizm

Sivil Toplum ve Politika Yapımı: Ortak Akıl Arayışı Semineri Gerçekleşti!

Sivil Toplum Akademisi (STA) tarafından düzenlenen ve Sivil toplumun kamusal karar alma süreçlerine katılımını tartışmak amacıyla düzenlenen Türkiye’nin önde gelen sivil toplum temsilcileri, politikacılar, öğrenciler ve kamu aktörlerini bir araya getirerek geniş bir katılımla Sivil Toplum ve Politika Yapımı: Ortak Akıl Arayışı Semineri, 23 Ocak 2025 tarihlerinde başarıyla gerçekleştirildi. Seminerde, "Türkiye’de Vatandaşların ve Sivil Toplum Örgütlerinin Kamusal Kararlara Katılımı" başlıklı Politika Notu'nun bulguları ve önerileri detaylı bir şekilde ele alındı. Politika notu çerçevesinde, katılımcı demokrasinin güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar tartışıldı. Ele alınan konular arasında; sivil toplum örgütlenmesinin tarihsel gelişim seyri, temsili demokrasi anlayışındaki çıkmazlar, sivil toplum ve devlet diyaloğundaki sınırlılıklar, komisyon çalışmalarına sivil toplum örgütlerinin (STÖ) davet edilme durumları, torba kanun süreçleri ve katılım için dijital araçların kullanımı yer aldı. Seminerde, etkili bir izleme mekanizmasının eksik olduğu ve Türkiye’deki karar alma süreçlerinde aksayan noktaların giderilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, Dr. Yakup Levent Korkut’un şu sözleri dikkat çekti: “Türkiye katılımcılığı sandık kadar içine sindirmiş değil. Bu nedenle hâlâ ciddi sorunlar yaşıyoruz.” Ayrıca, Bahadır Yeşilırmak’ın şu tespiti, yasama sürecindeki hızlanmayla ilgili önemli bir veri sundu: “2002’de bir kanun teklifinin yasalaşma süresi 121 günken, 2022’de bu süre 22 güne düşmüş durumda. Yasalaşmada yaklaşık 6 kat hızlanma var. Ancak bürokrasi bu hıza yetişmekte zorlanıyor.” Etkinlik boyunca, sivil toplum ve kamu kurumları arasındaki iş birliğini artırmanın ve ortak akıl oluşturarak daha güçlü bir diyalog ortamı yaratmanın önemi vurgulandı. Soru-cevap bölümünde katılımcılardan gelen sorular yanıtlanarak fikir alışverişi gerçekleştirildi. Seminer, katılımcılardan büyük ilgi görerek Türkiye’de sivil toplumun politika yapım süreçlerindeki etkisini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmede şu ortak mesaj öne çıktı. “Halkı temsil eden karar alıcılar var, fakat bir katılımcı demokrasi henüz yok. Bunun inşasını gerçekleştirmemiz gerekiyor. Yasama yapımından yönetmelik oluşturmaya, bütçe yapmaya ve yolsuzlukları önlemeye kadar her alanda güçlü bir demokrasi, güçlü bir sivil toplumun eseridir.”