Kültürel Diplomasi Stratejisi Belirlenmeli

06 Mart 2019

İLKE İlim Kültür ve Eğitim Derneği’nin 2017 yılı itibariyle başlattığı Politika Notları Serisi kapsamında yazılan metinlerin müzakere edildiği Gündem Konuşmaları etkinliğinin dokuzuncusu gerçekleştirildi. Toplantıda "Küresel Siyasette Kültürel Diplomasi" konusu masaya yatırıldı.

 

Toplantıya Kızılay’dan Selim Gencal, Anadolu Ajansından İbrahim Tığlı, Yeşilay’dan İsmail Memiş ve Nihat Yücel, Maarif Vakfı’ndan Kemal Bulut, TRT’den Samed Karagöz ve Ebru Afat, Türkiye Diyanet Vakfı’ndan Mikail Çolak, IRCICA’dan Sadık Unay ile çok sayıda akademisyen ve araştırmacı katıldı.

 

İLKE Derneği merkezinde düzenlenen toplantıda Araştırmacı Firdevs Bulut, İLKE için hazırladığı "Küresel Siyasette Kültürel Diplomasinin Yeri: Türkiye’nin Durumuna Dair Tespit ve Öneriler" başlıklı politika notunu sundu. Bulut, Türkiye'de Kültürel Diplomasinin yakın zamanda yoğun olarak gündeme geldiğinin altını çizerek bunun geleneksel diplomasinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğunu vurguladı. Bulut, 1990’lı yıllar sonrası popülerleşen küreselleşme teorileri ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi sonucunda kültürel diplomaside teoriden ziyade pratiğe daha çok önem verilmeye başlandığını kaydederek Amerika, İngiltere ve Almanya gibi kültürel diplomasi kavramını uzun yıllardır kullanan ülkelerin son zamanlarda kültürün ne olduğuna dair tartışmaları geride bıraktığını, çözüm odaklı projelere yöneldiklerini söyledi.

 

Daha sonra kültürel diplomasinin dünyadaki ve Türkiye'deki örnekleri ve tarihi seyri hakkında bilgiler veren Bulut, ülkemizde kültürel diplomasi alanında yurt dışında faaliyet gösteren ve yurt içinde politika üretmeyi hedefleyen kurumlar arasında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü (KDK), Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB)’nın sayılabileceğini ifade etti.

 

İNSANİ DİPLOMASİNİN KÜLTÜREL DİPLOMASİYE KATKILARI

 

Firdevs Bulut Kızılay, AFAD, İHH gibi kurumların faaliyetlerinin insani diplomasi alanına girdiğini belirterek insani diplomasinin kültürel diplomasiye dolaylı olarak katkı sunabileceğini kaydetti. Bulut, bu konuda şu ifadeleri kullandı:

 

“Son yıllarda ekonomik büyümede yaşanan sorunlar ve siyasi çatışmalardan dolayı Türk lirasında yaşanan değer kayıplarına rağmen, Türkiye’nin insani yardım alanında öncü olması uluslararası alanda organik bir şekilde yankı bulmakta, dünyanın birçok farklı yerinden insanların Türkiye’ye olan ilgisini artırmaktadır. Krizler, afetler gibi tatsız olaylar sebebiyle başlayan bu süreç, iyi bir stratejik yapılanma ve kurumlar arası koordinasyon sonrasında yaraların sarılması, insani ilişki kurulması ve Türkiye’nin daha iyi tanıtılmasına doğru evrilebilir.”

 

 DİJİTAL DİPLOMASİ ŞART!

 

Bulut, kültürel diplomasinin beslendiği müzik, spor diplomasisi gibi çeşitli alanlara ek olarak, son 5 ila 10 yıl içerisinde bilhassa gelişim gösteren ve Batı akademisi içerisinde de geniş yer bulan dijital diplomasi konusuna da ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.  

 

Dijital diplomasinin gelişimi, medya ve sosyal medya teknolojilerinin gelişme ve globalleşmesi ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Bulut, “Bu gelişmeler takip edilirken bir alt başlık da Türkiye’nin dijital diplomasisi için açılmalı, kültürel diplomasi etkinliğini ne derece artırabileceği tartışılmalıdır” ifadelerini kullandı.

 

KÜLTÜREL DİPLOMASİ YOL HARİTASI ÇIKARILMALI

 

Bulut sunumunun sonunda kamu ve kültürel diplomasinin daha etkili sonuçlar vermesi için öneriler sundu. Devlet veya kısmi bir şekilde devlet destekli kurumların, uluslararası sivil-kültürel projelere destek vermeye açık olmaları gerektiğini kaydeden Bulut'un bazı önerileri şöyle:

 

- Kültürel diplomasinin bir kavram olarak daha iyi anlaşılması adına kavramın tarihine dair çalışmalar yapılmalıdır. 

- Kültürel diplomasi alanında temel strateji ve koordinasyonun belirlenmesi için Cumhurbaşkanlığı bünyesinde daha aktif bir birim oluşturulmalıdır.

-Türkiye’nin önümüzdeki 5 ila 10 yıllık dış politika vizyonu içerisinde öncelik verilen ülkelere yönelik bir kültürel diplomasi yol haritası çıkarılması gerekir.

- Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültürel diplomasi konusunda daha aktif bir rol almalıdır. Öncelikle Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla bağlarını ve ortaklıklarını güçlendirmeli; sahip olduğu devlet geleneğini ortak projeler geliştirmede kullanmalıdır. 

- Türkiye’nin mevcut durumda en fazla ilgi çeken kültürel ve sanatsal ögelerinin neler olduğuna dair kapsamlı bir AR-GE çalışması yapılmalıdır.

Kültürel diplomasi kurumlarının strateji geliştirme başkanlıklarının kurumsal kapasitelerini nasıl geliştirilebileceğine dair çalışmalar yapması gerektiğini kaydeden Bulut, doğru kitlelere ulaşmanın önemine değindi. Bulut ayrıca kültür ve sanat için ayrılacak bütçelerin diğer kamu harcamaları içerisindeki yeri ve öneminin anlaşılması ve bunun bir lüks değil, bir gereklilik olduğu üzerine üretici çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.

KURULUŞLARIMIZ