İLKE Mensupları Adalet İçin Buluştu

01 Temmuz 2019

İLKE Vakfı tarafından düzenlenen ve mutat hale getirilmesi planlanan “İLKE Buluşmaları”nın ilki 28-30 Haziran 2019 tarihleri arasında Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Adalet teması altında buluşan İLKE mensupları, üç gün boyunca İLKE birliğini güçlendirici bir organizasyona imza attı. “Değişen Dünyada Adalet” teması ile düzenlenen İLKE Buluşmalarının ilkinde konuyu ele alan konuşmalar, müzakereler ve kaynaşmayı sağlayan sosyal etkinlikler gerçekleştirildi.


Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İLKE Vakfı tanıtım filminin izlenmesi ile başlayan program, İLKE Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Sunar’ın selamlama konuşması ve ardından İLKE çatısı altında yer alan kurumlardan İGİAD Başkanı Ayhan Karahan ve İLEM Başkanı Süleyman Güder’in konuşmaları ile devam etti. Konuşmalarda kurumun hafızası tazelenerek, İLKE mensuplarının hayır yolda saçlarını ağarttıklarına şahit olunduğunun ve bu hayırlı topluluğun ömrü yettikçe hayra devam edeceğinin altı çizildi.


Adalet ve hikmet ile sözü yüceltmenin gerektiğine inanan İLKE mensupları, adaletin yükseltilebilmesi için öncelikle her şeyin bir yeri olması gerektiğini kabul etmek gerektiğine inanmaktadır. Bir şeyin yerinin neresi olması gerektiğinin bilgisine vakıf olmanın ve adaletin bilgi ile yoldaş olduğunun  bilincinde olan mensuplar; adaletin olduğu yerde düzen, olmadığı yerde kaos olacağı tecrübesiyle, mensubiyetinin mesuliyet gerektirdiğinin farkındadır. İslam bir hayat görüşüdür mucibince adaletin ancak İslam’ın toplumsal gerçekliğe hakimiyeti ile ortaya çıkacağının bilincindedir.

 

“MÜSLÜMAN OLMAK BİZLERE SADECE KENDİMİZ İÇİN DEĞİL BAŞKALARI İÇİN YAŞAMAYI DA SORUMLULUK OLARAK YÜKLER”

 

İLKE Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Sunar hayır yolunda yoldaşlığın önemine dikkat çektiği konuşmasında şunları kaydetti: “Yolda tesadüfen karşılaşanlar yoldaş değildir, insanları yoldaş yapan aynı ilke etrafında, aynı dava etrafında bir arada olmaktır. Yenilenmek ve yeni kalmak için birbirimize ihtiyacımız var. Müslüman duyarlılığımızın kamusal gereklerini yerine getirmek ve toplumu değiştirmek için biraradayız. Müslüman olmak bize sadece kendimiz için değil başkaları için yaşamayı da sorumluluk olarak yükler. Birlikte yeni başlangıçlar yapmak için buradayız. Mesuliyet için buradayız. Bugün, bundan sonraki günlerin ilkidir.”


İLKE’nin Gündemi ve Vizyonu’nu anlatan İLKE Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Erdoğmuş, gönül ve fikir dünyalarının kaynaşmasına vesile olan buluşmaların pek çok hayra kapı araladığını ifade etti. İLKE’nin; liyakat, adalet, istişare, amme yararı, şahsiyetin toplum içinde erimemesi, kemal yolcusu olma, kulluk bilinciyle hareket etme, hayrı ortak hedef olarak gözetme ilkelerine bağlı olarak hareket ettiğine dikkat çekerek çatısı altında bulunan kurumlarına, planlama, organizasyon, koordinasyon gibi hususlarda destek olunduğunu belirtti. İLKE’nin çalışma sistemini ise gönüllülük, organizasyon, verimlilik ve süreklilik olarak açıkladı. Dünyanın değişmeyen gündemini insanlığın varoluşsal sorunları, adil bir dünya ve insanlığın temel ihtiyaçları olarak belirten Erdoğmuş, İLKE’nin ne yapmaya çalıştığına değinerek; Kimlik ve aidiyeti güçlendirme ile Hayatı anlama ve anlamlandırma çabası çerçevesinde ilmi faaliyetler, bilgi ve düşünce üretimi, bilginin paylaşımı ve yayılımı, aile, eğitim, iktisadi hayat, sosyal hayat ve sivil toplum alanlarında çalışmalar yürütüldüğüne işaret etti.

 

“TEVHİDİN TOPLUMSAL GERÇEKLİĞE HAKİM OLMASI ADALETİ ORTAYA ÇIKARIYOR”

 

28 Haziran 2019 günü “Hüküm ve Tahakküm Çatalında: Çok-anlamlı Adalet Kavramı Üzerine Düşünceler” başlıklı konuşmasını gerçekleştiren İhsan Fazlıoğlu, kavramların önemine dikkat çekerek, adaleti konuşabilmek için ilişkili kavramları konuşmak gerektiğini ifade etti. Adalet tanımlarının belli kalıplara göre yapıldığını, kanonik yapılara göre yapılan tanımların ise sosyal gerçekliği ihmal ettiğini vurguladı. İslam’ın yorumu değişse de değişmeyecek temel ilkeleri olduğunu, bunların neler olduğunu şu şekilde ifade etti: “Kadiri mutlak bir tanrı, her şeyi yaratan bir tanrı, nübüvvet, ahiret. Bunların hepsinin adına tevhid diyoruz. Tevhidin toplumsal davranışa dönüşmesi adalettir. Başka bir deyişle tevhidi topluma taşıdığınızda, sosyal gerçekliği dikkate aldığınızda adalet ortaya çıkıyor.”

 

İslam medeniyetinde adaletin formel bir şey olmadığını, adaletin kavram ile yargı arasındaki nispeti koruma çabası olduğunu ifade eden Fazlıoğlu, hüküm verilirken eşyanın tabiatına uygun vermek zorunda olduğumuzu vurguladı. Her bir eşya için her bir yargıyı dikkate almak zorunda olduğumuzu, aç bir insanın çalmasının hırsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini, yargıların içeriği değişince muamelenin de değişeceğini; zaman, koşullar ve nispet dikkate alınarak hareket edildiğinde hüküm, dikkate alınmadığında ise tahakküm olacağını belirtti.

 

“AHLAK BAŞKASININ PAYIDIR”

 

 “Günümüz Dünyasında Sosyal Adalet ve Eşitsizlik” başlığında 29 Haziran 2019 günü konuşmasını gerçekleştiren Lütfi Sunar, dünyadaki açlık sınırlarına işaret ederek bunun gıdasızlık problemi değil, sistem sorunu olduğunu vurguladı. Adaletin mutedil olmak ve ıslah ve imar edici olmak ile ilişkili olduğuna dikkat çekti. Toplumsallığın başkasını düşündüğümüzde başladığını ve ahlakın başkalarını gözetmek olduğunu ifade etti. Neden Adalet sorusuna soran Sunar: “İnsanın yeryüzünü imarında adalete ihtiyaç var, başarı ve mutluluğunun temininde adalete ihtiyaç var, insani kapasitenin geliştirilmesinde adalete ihtiyaç var, aşırılıkların giderilmesinde adalete ihtiyaç var. Küçük pastanın eşit, büyük pastanın eşitsiz bölüşülmesi kapitalizm ve sosyalizmin tercihidir. Pasta hem büyük olup hem eşit paylaşılabilir. Eşitsiz sistemin faydası eşit sistemin faydasından düşüktür.” sözlerini kaydetti.

 

“Adldir asl-ı nizamı alem

Adlsiz saltanat olmaz muhkem”

 

“Ailede ve İnsani İlişkilerde Adalet” başlığında konuşmasını gerçekleştiren Bilal Kemikli, adaletin doğruluk, sıdk, ihlas ve sabır kavramları ile ilişkili olup zulmün öfke, kin ve kıskançlık olduğunu ifade etti. Adaletin öncelikle ailede tesis edilmesi gerektiğini, adaletin denge olduğunu ve birini ötekine tercih etmemek gerektiğini ifade ederek, bir çocuğun sevildiğinde diğerinin de sevilmesi gerektiğini vurguladı. Ailede ve insani ilişkilerde sohbet etmenin ve ortak metinlerin okunmasının önemine değinerek çocuklara ve anne-babaya verilecek eğitimlerin neler olması gerektiğini klasik metinlerden hareketle aktardı.

 

“TABİİ MÜDAHALEYE AÇIK, HERKES İÇİN YAŞANABİLİR ADİL KENTLER”

 

Buluşmanın son oturumunda Yunus Çolak, Adil Şehirler başlığı ile şehrin adil olmasından ne anlaşıldığının sorgulanması gerektiğine dikkat çekti. Adaletsiz şehirlere faydacılık, kamu yararı, kanonik kent ve planlama anlayışı sonucunda varıldığını kanonik kentlerin ise tabii müdahaleye açık olmadığını ifade etti. Eşitlik, çeşitlilik ve demokrasinin adil kentler için üst ilkeler olduğu ve herkes için yaşanabilir bir çevre, erişilebilir, esnafın korunduğu, ayrışmanın önlendiği ve hak sahiplerinin temsil edildiği, projenin paydaş genişliğinin en üst düzeyde olduğu ve zararların tazmin edildiği kentlerin adil olarak nitelendirilebileceğinin altını çizdi. Adil kentler için önerilerini ise şu şekilde sıraladı: “Komşuluktan vazgeçme, sokağını semtini çocuğuna tanıt, bir şekilde yönetime katıl, yaşamın gündemini belirle, adil bir şehri hak ettiğinin farkında ol, senden daha hayırlı kimselerin müdahil olmadığı bir çevrede mesuliyet sendedir.”

 

Organizasyonda, konuşmaların yanı sıra spor aktiviteleri, yürüyüş, anne-çocuk ve baba-çocuk masal atölyeleri gibi etkinliklere de yer verilerek mensupların eğlenceli vakitler geçirmesine zemin hazırlandı. Efruze Esra Alptekin liderliğinde gerçekleştirilen atölyelere adalet teması hakim kılınarak, hayatın tüm alanlarını ve tüm anlarını kuşatması gereken adil olmak inancı, oyun ve masal araçları ile aktarıldı.

 

Kapanış oturumunda Yusuf Alpaydın düzenleme heyeti adına konuşmasını gerçekleştirdi. Ardından Mütevelli Heyet Başkanı Nihat Erdoğmuş organizasyonu değerlendiren konuşmasında şunları kaydetti:


“Sadece fikri kuruluş değil, nasıl olması gerektiğine dair eylemi önemseyen bir kurumuz. Nasıl sorusunu çok önemsiyor, odaklandığımız alanlarda cevap üretmeye çalışıyoruz. Türkiye’yi ilgilendiren meselelerde nasıla dair söz söylüyor, eyleme önem veriyoruz. Bu dikkatle, aidiyetimizin ve kimliğimizin gereklerini yerine getirmeliyiz.”

ARAŞTIRMA MERKEZLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ